Sara Hocam

Bilişim Sözlüğü – A

Bilişim Sözlüğü – A

Merhaba arkadaşlar bu bölümde sizlere bilişim sözlüğü paylaşacağız. Her yazımızda bir harfi paylaşmak istedik. Dilerseniz yazımızın devamında A harfi ile olan sözlük kısmını okuyabilirsiniz. Dilerseniz de indir butonuna tıklayarak word dosyası olarak indirebilirsiniz.

A/D converter: A/D dönüştürücü, [19.01.18], bkz. analog-to-digital converter

abbreviated address calling: kısaltılmış adres çağırma, [09.08.09], Bir kullanıcının çağırma işlemini başlatacağı zaman tam adresten daha az karaktere sahip olan bir adres kullanmasına imkân tanıyan çağırma.

abduction: çıkarım, [28.03.04], Belirli gerçeklerden, bu gerçeklerin inandırıcı açıklamalarına doğru yapılan sonuç çıkarma.

abductive inference:çıkarım ile sonuç çıkarma, [28.03.04], bkz. abduction

abort sequence: durdurma dizisi, [25.01.26], Bir çerçeve iletimini vakitsiz bir şekilde sonlandırmak için kullanılan, bit dizisi içinde herhangi bir yerde yer alabilen belirli bir bit örüntüsü.

abort statement: durdurma deyimi, [15.05.28], Bir veya daha fazla işin bu tür bir iş ile daha sonra herhangi bir buluşmasını engelleyerek olağandışı kalmasına neden olan basit işlem.

aborted connection: durdurulmuş bağlantı, [08.05.34], Var olan yordamları izlemeyen bağlantı kesilmesi. NOT: Bir durdurulmuş bağlantı diğer varlıkların yetkisiz erişimini mümkün kılabilir.

absolute address: mutlak adres, [07.09.35], Bir taban adrese başvurmaksızın bir konumu tanımlayan

doğrudan adres. NOT: Bir mutlak adresin kendisi de bir taban adres olabilir.

absolute assembler: mutlak birleştirici, [07.04.10], Mutlak kod üreten birleştirici.

absolute code: mutlak kod, [07.04.13], Tüm adreslerin mutlak adresler olduğu kod.

absolute command: mutlak komut, [13.05.02], Mutlak koordinatları kullanan bir görüntü komutu.

absolute coordinate: mutlak koordinat, [13.02.06], Belirlenen bir koordinat sisteminin başlangıcına göre

adreslenebilir bir noktanın konumunu tanımlayan koordinatların herhangi biri.

absolute error: mutlak hata, [02.06.08], Doğru, tanımlanmış veya teorik olarak doğru bir değeri hesaplanmış, gözlenmiş, ölçülmüş veya başarılmış bir değerden çıkarılmanın cebirsel sonucu.

absolute instruction: mutlak komut, [13.05.02], bkz. absolute command

absolute loader: mutlak yükleyici, [07.05.06], Tüm adreslerin mutlak adresler olduğu, yük modüllerini dış depolamadan iç depolamaya kopyalayan, adres ayarlamanın gerekli olmadığı bir program.

absolute vector: mutlak vektör, [13.03.21], Başlangıç ve bitiş noktaları mutlak koordinatlar içinde belirtilen vektör.

abstract data type: soyut veri türü, [15.04.02], Bir işlemler listesi veya veri yapılarındaki mevcut özellikler ve dahili gerçekleştirmeyle ayrılan ara yüzler ile bu işlemlerin genel özellikleri tarafından tanımlanan veri yapıları sınıfı.

abstract syntax: soyut söz dizimi, [26.06.03], Uygulama katmanı verisinin ya da uygulama protokol denetim bilgisinin, bu bilgileri göstermek için kullanılan kodlama tekniklerinden bağımsız işaretleme kuralları kullanılarak belirtilmesi.

accept statement: onaylama deyimi, [15.05.30], Bir hizmet sağlayıcı görev içerisinde bu görevin başka bir görevi beklemesine veya ana programın görev senkronizasyonu için giriş çağrı deyimini işletmesine neden olan bileşik deyim.

acceptance test: kabul testi, [20.05.07], Bir sistemin ya da işlevsel birimin sözleşme koşullarını yerine getirdiğini göstermek için satıcının katılımıyla sistemin kurulmasından sonra alıcının önerisi doğrultusunda test edilmesi.

access: erişmek, [01.01.04], (f.) Bir kaynağın kullanımını mümkün kılmak.

access arm: erişim kolu, [12.05.04], Bir manyetik diskte bulunan, üzerine manyetik kafaların takılı olduğu kol.

access category: erişim kategorisi, [08.04.03], Varlığın kullanım için yetkilendirildiği kaynaklar esas alınarak varlıkların atanabileceği bir kategori.

access control: erişim denetimi, [08.04.01], Bir veri işleme sisteminin kaynaklarına yalnızca yetkilendirilenler tarafından ve yetkilendirilmiş yollarla erişilmesini sağlayan yöntem.

access control field: erişim denetimi alanı, [25.04.06], Bir çerçeveyi bir andaçtan ayıran, andaç kullanabilecek veri istasyonlarını gösteren, bir çerçevenin iptal edilmesi gerektiği zamanı gösteren ve istasyonların bir sonraki andacı talep etmelerini sağlayan bir bit örüntüsü.

access control list: erişim denetimi listesi , [08.04.02], Bir kaynağa erişim için yetkililendirilen varlıklar ve erişim haklarının listesi.

access level: erişim düzeyi, [08.04.04], Korunan bir kaynağa erişebilmek için bir varlıktan istenen yetki düzeyi. ÖRNEK: Belirli bir güvenlik düzeyindeki veri veya bilgiye erişme yetkisi.

access list: erişim listesi, [08.04.02], bkz. access control list

access management service: erişim yönetimi hizmeti, [32.06.14], Bir kullanıcı temsilcisinin ve bir ileti aktarma sisteminin birbirlerine erişim sağlamalarına ve ilişkili bilgiyi yönetmelerine izin veren hizmet.

access mechanism: erişim düzeneği, [12.05.08], Bir erişim kolunun ya da tarağın hareket etmesinden sorumlu düzenek.

access method: erişim yöntemi, [01.08.03], Veri kullanımında, verinin okunması ve yazılması esnasındaki bellek kullanımında, veri transferi yapmak için bir giriş çıkış kanalının kullanımında geçerli olan teknik. ÖRNEK: Rasgele erişim yöntemi, doğrudan erişim yöntemi, sıralı erişim yöntemi.

access path independence : erişim yolu bağımsızlığı, [17.03.14], Bir veri tanımının erişim yolundan ayrılmasıyla, erişim yolunda yapılan değişimlerin, bir programdaki veri tanımında değişiklik gerektirmemesi.

access path: erişim yolu , [17.03.13], İstenilen veriye ulaştıran bir adresler zinciri. NOT: Bir veri parçası için eşzamanlı olarak birden fazla erişim yolu mevcut olabilir.

access period: erişim dilimi, [08.04.07], Belirtilen erişim haklarının geçerli olarak kaldığı zaman dilimi.

access permission: erişim izni, [08.04.06], Bir öznenin belirli bir nesneye göre erişim haklarının tümü.

access right: erişim hakkı, [08.04.05], Bir öznenin belirli bir nesneye belirli bir tür işlem için erişim izni. ÖRNEK: Bir sürecin bir dosyayı okuyabilmesi ancak o dosyaya yazamaması izni.

access time: erişim süresi, [12.02.31], Veri için bir çağrının başlatıldığı an ile veri ediniminin tamamlandığı an arasındaki zaman aralığı. NOT 1: Erişim süresi, gecikme süresi ile iletim süresi toplamına eşittir.

access type: erişim türü, 1. [15.04.18], bkz. pointer type 2. [08.04.08], (Bilgisayar güvenliğinde) Bir erişim hakkı tarafından belirlenen işlem türü. ÖRNEKLER: Okuma, yazma, yürütme, ekleme, güncelleme, silme veya yaratma.

access unit: erişim birimi, [32.02.08], Bir ileti aktarma sistemini başka bir iletişim sistemine bağlayan ve kullanıcılarının ileti işleme sistemine dolaylı olarak ulaştığı işlevsel birim

accountability: izlenebilirlik, [08.01.10], Varlığa ait eylemlerin, bu varlık için benzersiz bir şekilde izlenebilmesini sağlayan özellik.

accuracy: doğruluk, 1. [02.06.05], Hatadan arınmış olma niteliği. 2. [02.06.06], Hatasız olmanın nitel bir değerlendirmesi ve küçük bir hataya karşılık gelen yüksek bir değerlendirme. 3. [02.06.07], Olasılıkla göreceli hatanın işlevi olarak ifade edilen, hatadan arınmış olmanın nicel bir değerlendirmesi olup, bu ölçünün yüksek bir değeri küçük bir hataya karşılık gelir.

acknowledgment: onaylama, [09.06.22], İletilen verinin alındığını gösteren ve alıcı tarafından göndericiye verilen onay sinyali.

acoustic signal: akustik sinyal, [29.01.05], Veri ileten seslerden oluşan sinyal.

ACSE: [26.05.03], bkz. Association control service element

action: eylem, [17.02.20], (Veri tabanlarında) Bir bilgi tabanındaki veya kavramsal şemadaki cümlelerin bir grubunu başka bir cümleler grubuna çeviren veya onları bilinen bir duruma getiren bir dizi araya girme, silme veya getirme.

action: eylem, [28.02.20], (Yapay zekada) Senaryo tabanlı bilgi gösteriminde bir aktör tarafından gerçekleştirilen işlem.

action bar: eylem çubuğu, [13.05.42], bkz. menu bar

action part: eylem bölümü, [28.02.28], bkz. right-hand side

activation: etkinleştirme, 1. [07.10.02], (Bilgisayar programlamada) Bir etkinleştirme kaydının oluşturulması. 2. [28.02.34], (Yapay zekada) Bir kuralın ateşlenmesi ya da bir programın veya alt programın çağrılmasına izin veren işlem.

activation function: etkinleştirme işlevi, [34.03.13], Bir yapay sinirin çıkış değerini, yapay sinirin giriş değerlerine ve mevcut bağlantı ağırlıklarına dayalı olarak hesaplayan işlev. NOT: Çıkış değeri sürekli ya da kesintili olabilir.

activation record: etkinleştirme kaydı, [07.05.26], Bir görev ya da alt programın bir örneğini temsil eden ve bu örnek için veri değerleri ve süreç durumu içeren veri nesnesi. NOT: Bir etkinleştirme kaydı parametreler, sonuçlar ve yerel veri gibi değerler içerebilir.

active matrix display: etkin matris görüntüleyici, [13.04.08], bkz. Active matrix display device

active matrix display device: etkin matris görüntü aygıtı, [13.04.08], Görüntünün daha doğru kontrol edilmesi amacıyla ekrandaki her bir piksele kendi transistörünü veren görüntü aygıtı. NOT: Bu görüntü aygıtı daha fazla parlaklık ayrımı ve daha az hareketlilik bozulması sağlar.

active threat: etkin tehdit, [08.05.05], Bir veri işleme sisteminin durumunun yetkisiz olarak kasten değiştirilmesi ile ilgili herhangi bir tehdit. ÖRNEK: Mesajların değişikliğe uğraması, sahte mesajların araya girmesi, sahte davranışların sergilenmesi veya hizmetin reddi ile sonuçlanan bir tehdit.

active vocabulary: etkin sözlük, [29.03.17], bkz. spoken vocabulary

active window: etkin pencere, [13.05.34], Pencereler (1) kümesinden o anda kullanılmakta olan pencere.

active wiretapping: etkin hatta girme, [08.05.27], Veriyi değişikliğe uğratma veya yeni veri ekleme amacı ile hatta girme.

actor: aktör, [28.02.21], Bir senaryoda bir konuya ait rolü yerine getiren varlık. ÖRNEK: Temsilci, temsilci ortağı, mirasçı, hasta vb.

actual argument: gerçek bağımsız değişken, [15.03.14], bkz. Actual parameter

actual parameter: gerçek parametre, [15.03.14], İlgili bir bildirimle bir veri nesnesinin ilişkilendirilmesi amacı ile somut bir örnekle gösterim veya bir program çağırma içinde kullanılan bir anlatım, tanıtıcı, veya diğer dil yapısı gibi bir parametre. NOT: İlgili bildirim, biçimsel parametre olarak adlandırılır.

actual recipient: gerçek alıcı, [32.04.04], Dağıtımın ve doğrulamanın yer aldığı potansiyel alıcı. NOT: Potansiyel alıcı durumu dağıtım ve doğrulama yapılması üzerine gerçek alıcı durumuna geçer.

actual transfer rate: gerçek aktarım hızı, [09.05.21], İki nokta arasındaki zaman birimi başına aktarılan bitlerin, karakterlerin veya blokların ortalama sayısı.

acyclic network: döngüsel olmayan ağ, [34.02.25], bkz. feedforward network

adaptive learning: uyarlamalı öğrenme, [31.03.03], Dış bilgi kaynağından alınan öneriye uygun olarak iç bilginin düzenlenmesi ya da var olan bilgiye göre yeni edinilen bilginin dönüştürülmesini temel alan öğrenme stratejisi.

adaptive neural network: uyarlanır sinir ağı, [34.02.39], Başarım özelliklerini çevresindeki değişikliklere göre ayarlayabilen sinir ağı.

adaptive resonance theory network: uyarlanır resonans teorisi ağı, [34.02.36], Giriş örüntüsü prototiplerden birine yeterli şekilde benzer ise öğrenme algoritmasının kategorileri tanımlayan depolanmış prototipleri güncelleştiren aksi takdirde prototip olarak girişi olan yeni bir sınıf yaratan sinir ağı. NOT: ART ağları, esneklik (öğrenme yeteneği) ve kararlılık (var olan bilginin bozulmaması veya silinmemesi) arasında bir uzlaşı yerine getirir.

adaptive training uyarlamalı eğitim, [29.01.42], Başarımı artırmak için bir konuşma şablonunu düzenleme ve güncelleme yeteneği olan konuşma eğitimi.

ADC: ADC, [19.01.18], bkz. analog-todigital converter

add mode: toplama modu, [22.03.18], Toplama ve çıkarma işlemlerinde, girilen son rakama göre önceden belirlenen bir yere ondalık işaretinin yerleştirildiği bir durum.

addend: toplanan, [02.C.15], Toplama işleminde, eklenene eklenen bir sayı veya nicelik.

addition without carry: eldesiz toplama, [02.05.10], bkz. non-equivalence operation

address: adres, [07.09.07], Bir konumu tanımlayan değer. ÖRNEKLER: Kaydedici numarası, saklama aygıtının belirli bir bölümünün adresi, aygıt adresi, ağ adresi.

address administration: adres yönetimi, [25.01.18], Evrensel ya da yerel bir temelde LAN adreslerinin atanması.

address format: adres biçimi, [07.09.09], Bir adres içindeki öğelerin sayısı ve düzenlemesi. ÖRNEKLER: Bir sanal adres sistemindeki sayfa ve ofset, manyetik disk depolamadaki kanal, aygıt, sektör ve kayıt.

address modification: adres değiştirme, [07.09.40], Bir adreste gerçekleştirilen herhangi bir aritmetik, mantıksal ya da sözdizimsel işlem.

address offset: adres sapması, [07.05.18], Erişilecek saklama konumunun adresine karar vermek için göreceli bir adrese eklenmesi gereken sayı.

address part: adres bölümü, [07.09.08], Bir işlenenin adresini belirleyen bir makine komutu ya da mikro komut bölümü.

address space: adres alanı, [07.09.31], Belirli bir program ya da işlevsel birim tarafından kullanılabilen adresler kümesi. NOT: Adres alanı sanal adresleri içerebilir.

address translator: adres çevirici, [10.05.15], Sanal adresleri gerçek adreslere dönüştüren işlevsel birim.

addressability: adreslenebilirlik, [13.03.05], (Bilgisayar grafiklerinde) Bir aygıt uzayındaki adreslenebilir nokta sayısı.

addressable point: adreslenebilir nokta, [13.02.05], Önceden tanımlanmış bir koordinat sisteminde bulunabilen herhangi bir nokta.

addressing exception: adresleme özel durumu, [07.06.50], Bir programın kendisi için kullanılabilir alanın sınırları dışında bir adres hesaplaması ile ortaya çıkan özel durum.

adjacent domains: bitişik alanlar, [18.02.06], Bitişik düğümlere yerleştirilmiş aygıtlar yoluyla birbirine bağlanmış iki alan.

adjacent nodes: bitişik düğümler, [18.02.02], Bir dal ile birbirine bağlanmış olan iki düğüm.

adjust text mode: metin ayarlama modu, [23.06.02], Kullanıcının, metnin belirlenmiş satır ve sayfa uzunluğuna göre düzenlenmesi için metni yeniden biçimlemesine olanak sağlayan mod.

ADMD: ADMD, [32.02.13], bkz. administration management domain

administration domain name: idari alan adı , [32.05.13], Bir ülke ile ilişkili idari yönetim alanını tanımlayan nitelik.

administration management domain:

idari yönetim alanı , [32.02.13], Belirli bir ülkenin telekomünikasyon kurumu tarafından tanınan bir telekomünikasyon işletmeni tarafından kontrol edilen yönetim alanı. NOT 1: Telekomünikasyon işletmeni genellikle herkese kamuya açık hizmetler sağlar.

administrative security: idari güvenlik, [08.01.02], Bilgisayar güvenliğine ait idari tedbirler. NOT: Bu tedbirler kullanılabilirve izlenebilir işlemler, güvenlikte meydana gelen ihlallerin araştırılması ile

ilgili işlemler ve işlem denetlemelerinin gözden geçirilmesi olabilir.

ADP: [01.01.06], bkz. data processing

ADT: [15.04.02], bkz. abstract data type

advice taking: öneri alma, [31.03.06], Yordamsal davranışın dış bilgi kaynağından alınan bildirimsel öneriye göre değiştirildiği, anlatılandan öğrenme.

advisory system: öneri sistemi, [28.04.16], Komutlardan ziyade öneriler kullanmayı vurgulayan uzman sistem.

affirmation: onaylama, [32.04.26], (Elektronik postada) Bir ileti aktarma temsilcisinin, bir ileti aktarma sisteminin bir sorgulamada tanımlanan herhangi bir iletiyi kendi anlık alıcılarına dağıtılabileceğine karar verdiği aktarım olayı. NOT: Bu durumda, ileti aktarma temsilcisi bir dağıtılmama raporu üretebilir.

after-image: değişiklik sonrası kopya, [17.08.13], Bir kaydın veya bir bloğun bir düzeltme işleminden sonraki kopyası.

agenda: gündem, [28.02.37], Bekleyen etkiniklerin öncelik sırasına konulmuş listesi. NOT: Yapay zekada, bu tür etkinikler bilginin bazı parçalarının uygulamasına bağlıdır.

aggregate: kümelenme, [15.03.06], Parçaların aynı veya farklı veri yapısına sahip olabileceği ve veri yapısının ilgili bileşik türün temel parçası olabileceği yapılanmış bileşenler topluluğu.

aggregate value: kümelenme değeri, [15.03.07], Bir kümelenme ile ilişkilendirilen veri değeri.

aggregation: kümelenme, [08.05.39], Daha az hassasiyetteki bilgilerin toplanması ve birbirleri ile ilişkilerinin kurulması yolu ile hassas bilginin temin edilmesi.

AI: [01.06.12], [28.01.01], [28.01.02], bkz. artificial intelligence

aiming field: hedefleme alanı, [13.05.12], Ekrandaki, herhangi bir zamanda, bir ışık kaleminin varlığının algılanabildiği alanı belirtmek için kullanılan bir ışık çemberi ya da diğer ışık örüntüsü.

aiming symbol: hedefleme sembolü, [13.05.12], bkz. aiming field

air-floating head: havada kayan kafa, [12.03.32], bkz. floating head

algebraic language: cebirsel dil, [07.01.14], Cebirsel ifadelere benzer deyimlerin oluşturulmasına izin veren programlama dili. ÖRNEKLER: Ada, Fortran, Pascal.

algorithm: algoritma, [01.05.05], Bir problemin çözümü için sonlu sırada iyi tanımlanmış kurallar kümesi.

algorithmic language: algoritmik dil, [07.01.02], Algoritmaları ifade etmek amacıyla kullanılan yapay dil.

alias: takma ad, 1. [15.03.19], Bir dil yapısı için alternatif bir tanıtıcı. 2. [32.05.15], (Elektronik postada) Bir O/R adı veya bir O/R adresi için alternatif tanımlama. NOT: Bir takma ad bir dizinde kullanılabilir.

aliasing: bozulma, [13.03.30], (Bilgisayar grafiğinde) Görüntüyü tam olarak tanımlamak için bir çizgi boyunca veya bir nesnenin çevresi boyunca çentikli veya kademeli kenar olarak çok yaygın bir şekilde görülen, eksik örnek çözünürlüğü veya yetersiz filtrelemenin neden olduğu istenmeyen görsel etkiler.

alphabet: alfabe, [04.03.03], İçindeki elemanlarının sırası üzerinde anlaşmaya varılmış olan karakter kümesi. ÖRNEK: 128 ASCII karakter kümesi.

alphabetic character: alfabetik karakter, [04.03.02], bkz. letter

alphabetic character set: alfabetik karakter kümesi, [04.01.03], Harfleri içeren ve sayıları değil ama özel karakterleri içerebilen karakter kümesi.

alphabetic code: alfabetik kod, [04.02.06], Uygulaması alfabetik kod kümesini oluşturan kod.

alphabetic code element set: alfabetik kod eleman kümesi, [04.02.12], bkz. alphabetic code set

alphabetic code set: alfabetik kod kümesi, [04.02.10], Elemanları bir alfabetik karakter kümesinden oluşturulan kod kümesi.

alphabetic string: alfabetik dizi, [04.05.03], Aynı alfabetik karakter kümesinden olan ve yalnızca karakterleri içeren dizi.

alphabetic word: alfabetik sözcük, [04.06.02], Aynı alfabetik karakter kümesinden elde edilen karakterleri içeren sözcük.

alphanumeric: alfanümerik, [01.02.05], Harfler, rakamlar ve noktalama işaretleri gibi diğer karakterlerden ibaret olan bir veriye, bununla işlem yapmaya ve bu verileri kullanan işlevsel birimlere ait olan.

alphanumeric character: alfanümerik karakter, [04.03.06], Alfanümerik karakter kümesinin bir karakteri.

alphanumeric character set: alfanümerik karakter kümesi, [04.01.05], Harfler ve sayıların her ikisini de içeren ve özel karakterleri de içerebilen karakter kümesi.

alphanumeric code: alfanümerik kod, [04.02.08], Uygulaması alfanümerik kodkümesini oluşturan kod.

alphanumeric code element set: alfanümerik kod eleman kümesi, [04.02.10], bkz. alphanumeric code set

alphanumeric code set: alfanümerik kod kümesi, [04.02.10], Elemanları bir alfanümerik karakter kümesinden oluşturulan kod kümesi.

alphanumeric data: alfanümerik veri, [05.01.16], Harfler, rakamlar, olasılıkla özel karakterler ve boşluk karakteriyle birlikte gösterilen veri.

alphanumeric word: alfanümerik sözcük, [04.06.04], Aynı alfanümerik karakter kümesinden elde edilen karakterlerden oluşan sözcük.

alternate recipient: alternatif alıcı, [32.04.07], Bir ileti veya sorgulama tercih edilen özel bir kullanıcıya gönderilmeyecekse iletinin gönderilmesi gereken potansiyel alıcı. NOT: Alternatif kullanıcı ya gönderici ya da potansiyel ileti alıcılar tarafından belirlenebilirler.

alternate track: farklı iz, [12.01.09], Normal izin bozulması ya da çalışmazhale gelmesi durumunda kullanılacak yedek iz.

amplitude shift keying: genlik kaydırma anahtarlaması , [09.05.12], Modüle edilen bir sayısal sinyalin önceden belirlenmiş sabit sayıda değerler arasından çıkış sinyalinin genliğini değiştirdiği

modülasyon.

analog: örneksel, [01.02.06], Sürekli olarak değişen fiziksel niceliklere veya sürekli bir yapıda gösterilen veriye olduğu kadar bu veriyi kullanan süreçlere ve işlevsel birimlere ait olan.

analog adder: örneksel toplayıcı, [19.01.03], Çıkış örneksel değişkeni, giriş örneksel değişkenlerinin toplamı ya da ağırlıklandırılmış toplamı olan işlevsel birim.

analog computer: örneksel bilgisayar, [01.03.05], İşletilmesi başka bir sistemin fizîki davranışlarına dayalı olan, veri alan, işleyen ve üreten bilgisayar.

analog data: örneksel veri, [05.01.18], Genliğinin doğrudan veriye veya verinin uygun bir işlevine orantılandırıldığı ve sürekli değişken olarak değerlendirilen bir fiziksel büyüklük tarafından temsil

edilmekte olan veri. NOT: Ayrık veriyle karıştırılmamalıdır.

analog divider: örneksel bölücü, [19.01.08], Örneksel çıkış değişkeni, iki örneksel giriş değişkeninin bölümüyle orantılı olan işlevsel birim.

analog input channel : örneksel giriş kanalı , [21.04.06], (Süreç denetiminde) Örneksel giriş alt sisteminde bağlayıcı ve örnekselden sayısala dönüştürücü arasındaki örneksel veri yolu. NOT: Bu yol bir süzgeci, bir örneksel sinyal çoklayıcıyı ve bir ya da daha fazla yükselteci içerebilir.

analog input channel amplifier: örneksel giriş kanalı yükselteci, [21.03.03], Örneksel sinyal düzeyini, ardından gelen örnekselden sayısala dönüştürücü giriş aralığına uyarlayan, bir ya da daha fazla örneksel giriş kanalına bağlanmış yükselteç.

analog multiplier: örneksel çarpıcı, [19.01.06], Örneksel çıkış değişkeni, iki örneksel giriş değişkeninin çarpımı ile orantılı olan işlevsel birim. NOT: Bu terim, bir servo-çarpım birimi gibi birden fazla çarpma yapabilen bir aygıta dauygulanabilir.

analog output channel amplifier: örneksel çıkış kanalı yükselteci, [21.03.04], Teknik süreci denetlemek amacı ile sayısaldan örneksele dönüştürücünün çıkış sinyal aralığını gerekli sinyal düzeyine uyarlayan, bir ya da daha fazla örneksel çıkış kanalına bağlanmış yükselteç. NOT: Eğer alt sistemde ortak bir sayısaldan örneksele dönüştürücü varsa, yükselteç, örnekle ve tut aygıtının işlevini yerine getirir.

analog representation: örneksel gösterim, [05.01.17], Sürekli değişken olarak değerlendirilen bir fiziksel büyüklük tarafından bir değişkenin değerinin, değişkene veya değişkenin uygun bir fonksiyonuna doğrudan orantılandırıldığı fiziksel büyüklüğün genliği olarak gösterim. NOT: Ayrık gösterimle karıştırılmamalıdır.

analog signal: örneksel sinyal, [09.02.01], Veriyi temsil eden karakteristik niceliğin herhangi bir anda sürekli bir aralık içindeki herhangi bir değeri alabildiği bir sinyal. NOT: Bir örneksel sinyal, veriyi temsil eden başka bir fiziksel niceliğin değerlerini sürekli olarak izleyebilir.

analog variable: örneksel değişken, [19.01.01 ], Bir fiziki niceliği ya da bir matematiksel değişkeni temsil edensürekli değişken sinyal.

analog-to-digital converter: örnekselden sayısala dönüştürücü, [19.01.18], Veriyi, örneksel gösterimden sayısal gösterime dönüştüren işlevsel birim.

analytic learning: analitik öğrenme, [31.03.18], Soyut veya yapısal bilginin işlemsel bilgi ve alan bilgisinden türetildiği tümdengelim metodu ile öğrenmenin gelişmiş biçimi.

analytical attack: analitik saldırı, [08.05.20], Bir kodu kırma veya analitik metotları kullanan bir anahtar bulma girişimi. ÖRNEKLER: Örüntülerin istatistiksel olarak çözümlenmesi, bir şifreleme algoritmasında hata veya boşluk aranması. NOT: Ayrıntılı saldırı ile karıştırılmamalıdır.

AND element: AND elemanı, [03.04.07], bkz. AND gate

AND gate: AND geçidi, [03.04.07], Birleşme Boole işlemini gerçekleştiren geçit.

AND operation: VE işlemi, [02.05.10], bkz. conjunction

ANN: [34.01.06], bkz. neural network

anonymous: isimsiz, [15.04.34], Açık bir şekilde veri türü bildirimi olmayan bir veri nesnesine ait olma.

anonymous remailer: adı bilinmeyen ileti gönderici, [32.06.16], İletilerin göndericilerinin son alıcılardan kimliklerini saklı tutmalarını sağlayan işlevsel birim.

answering: yanıtlama, [09.08.02], Veri istasyonları arasında bir bağlantının kurulumunu tamamlamak için bir veri istasyonunun çağrısına cevap verme işlemi.

antialiasing: bozulma giderme, [13.03.31], Bir ekran yüzeyindeki görüntüdeki bozulmayı pürüzsüz çizgiler ve kenarlar görünümü vererek düzelten teknik.

anticipatory paging: sezgisel sayfalama, [10.05.21], Yardımcı bellekten gerek duyulmadan önce ana belleğe bir sayfanın aktarılması.

anti-virus program: anti virüs programı, [08.06.32], Virüsleri algılamak ve olasılıkla düzeltici işlemleri önermek veya uygulamak için tasarlanmış program.

aperture card: açıklıklı kart, [12.01.64],  İçerisine mikrofilm çerçevelerinin eklenebileceği standart boyutları olan işlenebilir kart.

append : ekleme , [23.04.04], (Metin işlemede) Kullanıcının, önceden girilmiş bir metnin sonuna yeni bir belge ya da karakter dizisi eklemesine olanak sağlayan mod ya da işlev.

application association: uygulama işbirliği, [26.05.02], Bilgi iletişimi ve aralarındaki ortak işlemin koordinasyonu amacı için, iki uygulama varlığı arasındaki ortak işbirliği ilişkisi. NOT: Uygulama işbirliği, hizmet sunumu kullanılarak uygulama protokol denetim bilgisinin değişimi yoluyla desteklenir.

application generator: uygulama üretici, [07.04.46], Belirli bir uygulama alanındaki bir ya da daha fazla problemi çözmek için kullanılan programlar üreten kaynak kod üretici.

application layer: uygulama katmanı, [26.02.03], Uygulama süreçlerinin OSI ortamına erişimi için araçlar sağlayan katman. NOT 1: Bu katman, uygulama süreçleri için veri değişimini gerçekleştirmek üzere araçlar sağlar ve bu süreçlerin haberleştiği uygulama yönelimli protokolleri kapsar

application problem: uygulama problemi, [20.01.13], Son kullanıcı tarafından ortaya konulan ve çözümü için bilgi işleme hizmeti gerektiren problem.

application program: uygulama programı, [01.04.01], bkz. Application software

application service element: uygulama hizmet öğesi, [26.05.01], Uygun olduğunda temel hizmetleri kullanan ve OSI ortamında belirli bir kapasite sağlayan uygulama katmanının bir varlığının bir bölümü.

application software: uygulama yazılımı, [01.04.01], [20.01.15] Biruygulama probleminin çözümüne özel yazılım ya da program. ÖRNEK: Elektronik tablo programı.

application-oriented language: uygulama yönelimli dil, [07.01.15], bkz. problem-oriented language

archive: arşivlemek, [08.07.08], (f.) Yedekleme dosyalarını ve beraberindeki günlük kayıt dosyalarını, genellikle verilen bir zaman dilimi için saklamak.

archive file: arşiv dosyası, [08.07.09], Güvenlik veya diğer herhangi bir nedenle ileride araştırma ve doğrulama amacıyla bir yerde saklanan dosya.

archived file: arşivlenmiş dosya, [08.07.10], Kendisi için bir arşiv dosyası mevcut olan dosya.

argument: argüman, [02.02.02], 1. Bağımsız bir değişken. 2. [02.02.03],Bağımsız bir değişkenin herhangi bir değeri. ÖRNEK: Bir arama anahtarı; bir çizelgede bir öğenin yerini belirleyen sayı.

arithmetic operation: aritmetik işlem, [02.C.13], Aritmetik kurallarını izleyen işlem.

arithmetic shift: aritmetik kaydırma, [02.11.02], Aritmetik kaydırma, içinde yalnızca sabit nokta kısmının hareket ettiği, bir köklü sayı sisteminde ve bir sabit noktalı gösterme sisteminde, bir sayının gösterilişine uygulanan kayma. NOT 1: Bir aritmetik kaydırma, genellikle sayının herhangi bir yuvarlama etkisi olmaksızın, kökün artı veya eksi integral üssü ile çarpılmasına eşdeğerdir. NOT 2: Mantıksal kaydırma ve aritmetik kaydırma özellikle kayan nokta gösterimi için kıyaslanmalıdır.

array: dizi, [15.03.08], Bir dizi türünün örneği olan ve her elemanının veya uygun elemanlar grubunun diğerlerine bağımsız ve rastlantısal olarak referans gösterilebildiği bir kümelenme.

array slice: dizi dilimi, [15.03.09], Herhangi bir boyut boyunca bitişik hücrelerden oluşan bir dizi parçası. NOT: Ada dilinde, bir dizi dilimi aynı zamanda temel bir işlemdir.

array type: dizi türü, [15.04.19], Parçaları aynı veri türünde olan bileşik tür. NOT 1: Dizi türleri parçaları, sanki satır ve sütunlara dizilmiş gibi düzenlenebilir ve referans gösterilebilir.

ART network: ART ağı , [34.02.36], bkz.adaptive resonance theory network artificial intelligence: yapay zeka, [01.06.12], Muhakeme etme, öğrenme ve kendi kendini geliştirme gibi normal olarak insan zekâsı ile ilgili işlemleri yerine getiren veri işleme sistemini geliştirmeye yönelik bilgisayar bilim dalı.

artificial intelligence: yapay zeka 1., [28.01.01], Öğrenme ve akıl yürütme gibi genel olarak insan zekası ile ilgili işlevlerin başarımına ilişkin modeller ve sistemlerle ilgilenen ve bilgisayar biliminin bir dalı olarak ele alınan disiplinler arası bir alan. 2. [28.01.02], Öğrenme ve akıl yürütme gibi genellikle insan zekası ile ilgili olan işlevleri yapmak için işlevsel bir birimin yeteneği.

artificial language: yapay dil, [01.05.09], Kullanımından önce kuralları kesin olarak belirtilen dil.

artificial neural network: yapay sinir ağı, [34.01.06], bkz. neural network

artificial neuron: yapay sinir, [34.01.07], Çıkış değerinin, ayarlanabilir ağırlıklandırma katsayıları olan giriş değerlerinin doğrusal birleşiminin doğrusal olmayan bir işlevi olduğu, birkaç giriş ve bir çıkışa sahip olan bir sinir ağındaki temel işlem öğesi. NOT 1: Yapay sinirler sinir sistemindeki sinirlerin işlevselliğine göre modellenirler ve mesajların değişimi için birbirine bağlanırlar. NOT 2: Her yapay sinir, diğer sinirler ile işbirliği yapan ve iletişim kuran bir sinir ağı düğümüdür. Bir sinir ağı aynı zamanda yapay sinir olmayan giriş düğümlerine de sahip olabilir.

artificial speech: yapay konuşma, [29.01.04], Bir işlevsel birim tarafındanüretilen konuşma.

artificial vision: yapay imgeleme,[28.01.19], bkz. computer vision

artificial voice: yapay konuşma, [29.01.04], bkz. artificial speech

ASE: [26.05.01], bkz. application service element

ASK: [09.05.12], bkz. amplitude shift keying

ASR: [28.01.15], bkz. speech recognition

ASR: [29.01.30], bkz. speech recognition

assemble: birleştirmek, [07.04.08], (f.) Bir birleştirme dilinden bir nesne diline çevirmek.

assemble-and-go: birleştir ve devam et,[07.04.18], Bir programın birleştirme,bağlama, yükleme ve yürütmesi arasında hiçbir bekleme olmayan işletim tekniği.

assembled origin: birleştirilmiş başlangıç noktası, [07.04.15], Bir birleştirici, derleyici ya da bağlantı düzenleyici tarafından bir programın tümü ya da bir bölümüne atanan ilk saklama konumu adresi.

assembler: birleştirici, [07.04.09], Birleştirebilen çevirici.

assembler directive: birleştirici yönergesi, [07.04.67], Bir programın birleştirilmesini denetleyen dil yapısı.

assembly code: birleştirme kodu, [07.04.14], Bir birleştirici tarafından tanınabilir ve işlenebilir bir biçimde ifade edilen kod.

assembly duration: birleştirme süresi, [07.04.65], Bir programı birleştirmek içingerek duyulan zaman miktarı.

assembly language: birleştirme dili,[07.01.06], İşlemler ve konumların sembolik adlandırması ve makro komutlar gibi diğer özellikler sağlayan makine yönelimli dil.

assembly time: birleştirme zamanı 1.[07.04.62], Birleştirmenin gerçekleştiği herhangi bir an. 2. [07.04.65], bkz. assembly duration

assertion: bildirim, [07.07.21], Var olması gereken belirli bir durum ya da yürütüldüğünde programın belirli bir noktasında karşılanması gereken belirli bir koşulu açıklayan bir dil yapısı.

assignment : atama, [15.05.04], Bir değişkenin mevcut veri değerini bir matematiksel ya da mantıksal deyim tarafından belirlenmiş yeni bir veri değeri ile değiştiren basit deyim.

assignment by name: ada göre atama, [15.06.18], bkz. named parameter association

assignment statement: atama deyimi, [15.05.04], bkz. assignment

association: işbirliği, [26.05.02], bkz. application association

association control service element: işbirliği denetim hizmet öğesi, [26.05.03], Tüm uygulama işbirliklerini tesis etmek ve bitirmek için özel ve tutarlı bir araç sağlayan uygulama hizmet elemanı.

associative learning: çağrışımlı öğrenme, [31.03.20], bkz. learning by analogy

associative memory: çağrışımsal bellek, [34.02.33], bkz. Associative storage

associative storage: içerik adreslenebilir bellek, 1. [12.02.27], Adresleri ya da yerleri ada ya da konuma göre değil, içeriği ya da içeriğinin bir kısmı ile tanımlanan bellek aygıtı. 2. çağrışımsal depolama, [34.02.33], Bir yaklaşık veya kısmi giriş örüntüsü ile eşleşen depolanmış, örüntüyü yeniden çağırabilen bir depolama aygıtı. NOT 1: Giriş örüntüsü, bir adres veya örüntünün tamamı veya bir parçası olabilir. NOT 2: Yeniden çağrılan model arzu edilen verinin kendisi olabilir veya veriye adresi gibi bir başvuru oluşturabilir.

asymmetric cryptography: asimetrik şifreleme, [08.03.12], bkz. public-key cryptography

asynchronous: zaman uyumsuz, [01.01.29], Ortak zamanlama sinyalleri gibi belirli olayların ortaya çıkmasına bağlı olmayan bir veya daha fazla işleme ait olan.

asynchronous neural network: zaman uyumsuz sinir ağı, [34.02.24], Yapay sinirlerin zaman uyumlu olarak güncelleştirilmedikleri, ancak, örneğin, rastgele olarak veya bazı düzenlenmiş sıralarda güncelleştirildikleri sinir ağı.

asynchronous transmission: zaman uyumsuz iletim, [09.03.08], Her karakterin veya karakter bloğunun rasgele seçildiği, ancak bir kez seçilince her sinyal elemanının meydana geliş zamanının sabit zaman temelindeki önemli anlar ile aynı ilişkiye sahip olduğu veri iletimi.

atomic type: atomik tür, [15.04.05], Veri nesnesinin her biri ayrıştırılamayan tek bir veri değerinden ibaret olan veri türü.

attachment unit interface: bağlantı birimi ara yüzü, [25.01.30], Bir yerel alan ağı üzerindeki veri istasyonunda, ortam bağlantı birimi ve veri terminal aygıtı arasındaki ara yüz.

attack: saldırı, [08.05.19], Bilgisayar güvenliğini ihlal etme girişimi. ÖRNEKLER: Kötü niyetli mantık, hatta girme.

attribute: nitelik, [32.05.05], 1. (Elektronik postada) Bir kullanıcıyı veya dağıtım listesini tanımlayan ve bu kullanıcının veya listenin bir ileti işleme sisteminin fiziksel yapısı ile ilgili konumunu belirlemek için kullanılabilen veri öğesi. ÖRNEK: Adlar, adresler. 2. [17.02.12], Bir varlığın adlandırılmış özelliği.

attribute class: nitelik sınıfı, [17.02.15], Bir varlık sınıfına ait varlık örneklerinin aynı niteliğe uygun olan tüm muhtemel nitelik değerleri grubu. ÖRNEK: Bir ilişki çizelgesinin sütun adı bir nitelik sınıfının adı olarak görülebilir. NOT: Bir nitelik sınıfı uygun nitelik alanının bir alt grubu olmalıdır.

attribute domain: nitelik alanı, [17.02.14], Tüm olası nitelik değerlerinin bir grubu.

attribute relationship: nitelik ilişkisi , [17.02.18], Nitelikler arasında görülebilen ilişki.

attribute value: nitelik değeri, [17.02.13], Bir özelliğin belirli bir şekilde ortaya çıkışı. ÖRNEK: “Mavi”, “renk” niteliği için bir nitelik değeridir.

AU: AU, [32.02.08], bkz. access unit

audit trail: denetim kuyruğu, [08.06.07], (Bilgisayar güvenliğinde) Bir güvenlik denetiminde olası kullanım için toplanan veri.

augend: eklenen, [02.C.14], Toplama işleminde, sayıların veya büyüklüklerin eklendiği bir sayı veya nicelik.

AUI: AUI, [25.01.30], bkz. Attachment unit interface

authentication: kimlik doğrulama, [08.01.11], Bir varlığın öne sürülen kimliğini onaylama eylemi.

authentication exchange: kimlik doğrulama değişimi, [08.01.15], Bilgi değişimi ile bir varlığın öne sürülen kimliğinden emin olmayı amaçlayan düzenek.

authentication information: kimlik doğrulama bilgisi, [08.01.13], Bir varlığın öne sürülen kimliğinin geçerliğini onaylamak için kullanılan bilgi.

authoring language: yazarlık dili, [07.01.31], Bilgisayar destekli öğretim için ders materyali geliştirmek amacıyla tasarlanmış problem yönelimli dil.

authorization: yetkilendirme, [08.01.16], Erişim haklarını temel alarak erişimin sağlanmasını da içeren hakların verilmesi.

auto-attendant: otomatik görevli, [29.03.15], bkz. automated attendant

auto-forward: otomatik iletme, [32.06.05], Alınan iletileri önceden belirlenmiş yeni bir amaçlanan alıcıya otomatik olarak yönlendirme eylemi.

automate: otomatikleştirmek, [01.01.13], (f.) Bir işlem veya teçhizatı otomatik hale getirmek.

automated attendant: otomatik görevli, [29.03.15], Çağrıları ve/veya mesajları tuşlarla ya da konuşma istekleri ile yönlendirmeye yardımcı olan bir sesli yanıt sistemi. NOT: Otomatik görevli, bir sesli mesaj sunucusu örneğidir.

automatic: otomatik, [01.01.12], Belirli koşullar altında, insan müdahalesi olmaksızın bir işlem veya teçhizatın kendiliğinden çalışması durumuna ait olma.

automatic answering: otomatik yanıtlama, [09.08.04], Aranan veri terminal aygıtının çağrı sinyaline otomatik olarak cevap verdiği yanıtlama. NOT: Aranan veri terminal aygıtı (VTC) katılsa da katılmasa da çağrı kurulabilir.

automatic calling: otomatik arama, [09.08.08], Seçilen sinyalin elemanlarının tam bit hızında veri ağı içine bitişik olarak girildiği çağırma işlemi. NOT: Seçme sinyali veri terminal aygıtı tarafından üretilir. Belirli bir zaman dilimi içinde aynı adrese izin verilen sayıdan daha fazla başarısız çağırma girişimini engellemek için ağ tasarım ölçütü tarafından bir limit konulabilir.

automatic constant function: otomatik sabit işlevi, [22.03.15], Bir rakamın tekrar kullanılması için hesap makinesinde otomatik olarak tutulmasını sağlayan işlev.

automatic data processing: otomatik veri işleme, [01.01.06], bkz. Data processing.

automatic footnote tie-in: metne bağlı otomatik dipnot, [23.02.15], Belirli bir konuma ya da dipnot referansının olduğu sayfanın alt tarafına, bir dipnotu otomatik olarak yerleştiren işlev.

automatic function: otomatik işlev, [22.03.03], Program tarafından denetlenen ve bir işletmen yardımı olmaksızın yürütülen, bir ya da bir dizi hesap makinesi işlevi.

automatic learning: otomatik öğrenme, [28.01.21], [31.01.02], bkz. Machine learning

automatic page numbering: otomatik sayfa numaralama, [23.06.20], Bir metin işleyicinin, bir belgenin birbirini takip eden sayfaları üzerinde otomatik olarak önceden belirlenmiş bir şekilde sayfa tanıtıcıları üretmesi yeteneği. NOT: Bu terim otomatik sayfalandırma ile karıştırılmamalıdır.

automatic pagination: otomatik sayfalandırma, [23.06.21], Bir metnin önceden ayarlanmış sayfa düzeni parametrelerine göre sayfalar halinde otomatik olarak düzenlenmesi. NOT 1:

Bu işlev kullanıcının sayfa sonu bitiş noktalarına aldırmaksızın metin girmesine olanak sağlar. NOT 2: Bu terim otomatik sayfa numaralama ile karıştırılmamalıdır.

automatic paragraph numbering: otomatik paragraf numaralama, [23.06.22], Bir metin işleyicinin bir belgenin birbirini takip eden paragraflarında otomatik olarak önceden belirlenmiş bir şekilde sıralı paragraf tanıtıcıları üretmesi yeteneği.

automatic sequential operation: yinelemeli işlem, [19.02.09], bkz. İterative operation

automatic speech recognition: otomatik konuşma tanıma, [28.01.15], [29.01.30], bkz. speech recognition

automation: otomasyon, [01.01.14], Otomatik işletim için işlem veya teçhizatın dönüştürülmesi veya

dönüştürme sonuçları.

auto-reply: otomatik yanıt, [32.06.03], Alınan bir iletiye yanıt olarak bir iletinin otomatik oluşturulması ve ileti göndericinin amaçlanan alıcı olarak otomatik atanması.

availability: kullanılabilirlik, [14.01.07], Bir işlevsel birimin, verilen koşullar altında ve verilen bir zamanda ya da zaman aralığında, gerekli dış kaynakların sağlandığı varsayılarak istenen bir işlevi

yerine getirdiği bir durumda olma yeteneği. NOT: Burada tanımlanan kullanılılabilirlik, bakım kaynakları haricindeki dış kaynakların işlevsel birimin kullanılabilirliğini etkilemediği özgün bir tariftir. Diğer yandan işletimsel kullanılabilirlik dış kaynakların temin edilmesini gerektirir.

availability : ulaşılabilirlik , [08.01.17], (Bilgisayar güvenliğinde) Yetkili bir varlık

tarafından istenilmesi durumunda erişilebilir ve kullanılabilir olan veri veya kaynaklara ait özellik.

average conditional information content: koşullu entropi, [16.04.04], bkz. conditional entropy

average information content: entropi, [16.03.03], bkz. entropy

average information rate: ortalama bilgi hızı, [16.04.10], Karakter ortalama entropisi H’ ‘ın bir karakterin ortalama süresine bölümü. Bu niceliğin matematiksel gösterimi aşağıdaki gibidir:

H* = H ‘ / t(X ) burada { } n X x x 1 = xi karakterlerinin (i=1.. n) kümesidir ve t(X)ise

Σ== nii i t X p x t x1( ) ( ) ( ) olarak hesaplanır ve p(xi) olasılığı ile ortaya çıkan xi karakterinin t(xi) süresinin ortalama değerini ifade eder. NOT: Ortalama bilgi hızı, birimsel olarak karakter başına shannon olarak gösterilebilir.

average transinformation content: ortalama aktarılan bilgi içeriği, [16.04.08], bkz. mean transinformation content

average transinformation rate: ortalama aktarılan bilgi hızı, [16.04.12]




ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ