Sara Hocam

Bilişim Sözlüğü – C

Bilişim Sözlüğü – C

Merhaba arkadaşlar bu bölümde sizlere bilişim sözlüğü paylaşacağız. Her yazımızda bir harfi paylaşmak istedik. Dilerseniz yazımızın devamında B harfi ile olan sözlük kısmını okuyabilirsiniz. Bir önceki harf ile ilgili yazımıza ulaşmak için linke tıklamanız yeterlidir. Dilerseniz de indir butonuna tıklayarak word dosyası olarak indirebilirsiniz.

CA: [01.06.14], bkz. computer-aided

CAD: [24.01.03], bkz. computer-aided design

CAD/CAM: [24.01.07], bkz. Computeraided design and manufacturing

CAE: [24.01.02], bkz. computer-aided engineering

calculator: hesap makinesi, [01.03.17], [22.01.01], Aritmetik işlemleri yapmak için uygun olan ancak, varsa içindeki programları değiştirmek, her işlemi veya sıralı işlemleri başlatmak için insan müdahalesini gerektiren araç. NOT: Bir hesap makinesi bir bilgisayarın işlevlerinin bazılarını yapabilir ancak genelde yalnızca insan müdahalesi ile çalışır.

calculator with algebraic logic: cebirsel mantıklı hesap makinesi, [22.02.07], Toplama ve çıkarma işlemleri için, ilk işlenen girildikten sonra ve ikinci işlenen girilmeden önce işlem sembolünün verildiği hesap makinesi. NOT: Toplama ve çıkarma işlemleri ile çarpma ve bölme işlemleri birlikte kullanıldığı zaman, işlem ara sonuçlar almayı gerektirmez.

calculator with arithmatic logic: aritmetik mantıklı hesap makinesi, [22.02.06], Her bir işlenen girişinden sonra toplama ve çıkarma işlemleri için işlem sembolünün girilmesini gerektiren hesap makinesi. NOT: Toplama ve çıkarma işlemleri ile çarpma ve bölme işlemleri birlikte kullanıldığı zaman, işlemci ara sonuçları almayı gerektirir.

calculator with external program input: dışardan program girişi olan hesap makinesi, [22.02.19], Bir dış veri ortamından belirli bir sayıda program adımının girilmesini ve tekrar kullanım için aygıtta tutulmasını sağlayan hesap makinesi.

calculator with keyboard and external program input: klavyeden ve dışarıdan program girişli hesap makinesi, [22.02.20], Bir dış veri ortamından ya da klavye aracılığı ile belirli bir sayıda program adımının girilmesini ve tekrar kullanım için aygıtda tutulmasını sağlayan hesap makinesi.

calculator with keyboard controlled addressable storage: klavye denetimli adreslenebilir bellekli hesap makinesi, [22.02.13], Yalnızca klavye denetimi ile belleğin veri almasına ve tutmasına izin veren, aygıtın belleğindeki verinin yalnızca klavye işlemleri ile değiştirilebilmesini sağlayan hesap makinesi.

calculator with keyboard program input: klavyeden program girişli hesap makinesi, [22.02.18], Klavye aracılığı ile belirli bir sayıda program adımının girilmesini ve tekrar kullanım için hesap makinesinde tutulmasını sağlayan hesap makinesi.

calculator with postfix notation logic: son ek gösterim mantıklı hesap makinesi, [22.02.08], bkz. calculator with suffix notation

calculator with postfix notation logic: son ek gösterim mantıklı hesap makinesi, [22.02.08], Girilecek ilk işlenenin, işlem sembolü kullanılmaksızın “Enter” tuşu aracılığıyla girilmesini ve müteakip işlemlerde işlenenlerden hemen sonra işlem sembollerinin girilmesine olanak sağlayan hesap makinesi. NOT: Toplama ve çıkarma işlemleri ile çarpma ve bölme işlemleri birlikte kullanıldığı zaman, işlem, ara sonuçları almaya gerek duymaz.

calculator with program-conrolled addressable storage: program denetimli adreslenebilir bellekli hesap makinesi, [22.02.14], Yalnızca program denetimi ile verinin biriktirilmesine ve tutulmasına, aygıtın belleğindeki verinin yalnızca program adımları ile değiştirilmesine izin veren hesap makinesi.

calculator with program-controlled and keyboard controlled addressable storage: program ve klavye denetimli adreslenebilir bellekli hesap makinesi, [22.02.15], Verinin hem program denetimli hem de klavye denetimli olarak depolanmasını ve tutulmasını sağlayan, depolanan verilerin yalnızca bu aygıtlar ile adreslenen birbirini takip eden işlemler tarafından değiştirildiği hesap makinesi.

calculator with reverse-Polish notation logic : ters öntakı gösterim mantıklı hesap makinesi, [22.02.08], bkz. calculator with postfix notation logic

calculator with suffix notation logic: ekleme gösterim mantıklı hesap makinesi, [22.02.08], bkz. calculator with suffix notation

calculator without addressable storage: adreslenebilir saklama birimi olmayan hesap makinesi, [22.02.12], Bir verinin takip eden işlemler tarafından silinmeksizin saklanamadığı, fakat sabit değerleri saklamak için olanak bulundurabilen hesap makinesi.

call: çağrı, [09.08.06], [15.06.05], [15.06.06], (i.) Bağlantı kurmayı, mesajları iletmeyi ve bağlantıyı bitirmeyi içeren veri istasyonları arasında kurulan ilişki. (Programlama dillerinde) Genellikle kontrolün çağıran modüle geri verileceğianlamı ile kontrolü bir modülden diğerine aktaran komut. (f.) çağırmak, Bir çağırma komutunu uygulamak. NOT: Çağırma genellikle çağrılan modüle gidecek ve oradan gelecek parametreleri belirler.

call by address: adres ile çağırma,[15.06.08], Çağıran modülün aktarılacak parametrelerin adreslerini çağrılan modül içinde sağladığı bir çağırma. NOT: Referans ile çağırmada, çağrılan modül çağıran modül tarafından depolanan parametrelerin değerlerini değiştirme yeteneğine sahiptir.

call by location: konum ile çağırma, [15.06.08], bkz. call by address

call by name: isim ile çağırma, [15.06.07], Çağıran modülün ilişkili parametrenin çağrılan modülde kullanıldığı her seferde değerlendirilecek olan bir veya daha fazla parametre ismini çağrılan modül içinde sağladığı bir çağırma.

call by reference: referans ile çağırma, [15.06.08], bkz. call by address

call by value: değer ile çağırma, [15.06.09], Çağıran modülün aktarılacak parametrelerin gerçek değerlerini çağrılan modül içinde sağladığı bir çağırma. NOT: Değer ile çağırmada, çağrılan modül çağıran modül tarafından onun için depolanan parametrelerin değerlerini değiştiremez.

call control procedure: çağrı denetleme yordamı, [09.07.27], Bir çağrı işlemini kurmak, sürdürmek ve serbest bırakmak için tanımlanan belirli protokol kümesi.

call graph: çağrı çizgesi, [07.09.48], Bir sistem ya da programdaki modülleri tanımlayan ve hangi modüllerin birbirini çağırdığını gösteren diyagram. NOT 1: Sonucun yapı şemasında gösterilenle aynı olması gerekmez.

call tree: çağrı ağacı, [07.09.48], bkz. call graph

call-back: geri arama, [08.06.12], Bir veri işleme sisteminin, arayan terminali tespit etmesi, bağlantıyı kesmesi ve arayan terminali yeniden çevirerek arayan terminalin doğruluğunu saptaması işlemi.

called service user: aranan hizmet kullanıcısı , [26.03.12], Arayan hizmet kullanıcısının bağlantı kurmayı istediği hizmet kullanıcısı.

calligraphic display device: kaligrafik görüntü aygıtı, [13.04.05], Görüntü elemanlarının herhangi bir program denetimli dizide üretilebildiği görüntü aygıtı.

calling: çağırma, [09.08.05], Veri istasyonları arasında bir bağlantı kurmak için seçme sinyallerini iletme işlemi.

calling sequence: çağırma dizisi, [07.09.30], Gerek duyulduğunda, bir alt programın yürütülmesini sağlayan, bu alt programa işlenecek veriyi sağlayan ve varsa sonuçların dağıtımını denetleyen ve çağıran programa geri dönüşü sağlayan bir dizi komut.

calling service user: arayan hizmet kullanıcısı, [26.03.11], Bir bağlantının kurulması için bir istek temel öğesi başlatan hizmet kullanıcısı.

CAM: [24.01.06], bkz. computer-aided manufacturing

CAN: [34.02.34], bkz. Hopfield network

CAP: [24.01.05], bkz. computer-aided planning

capability: yetenek, [08.04.10], (Bilgisayar güvenliğinde) Bir nesne veya nesne sınıfının ve bu nesnelere ait yetkilendirilmiş erişim türleri kümesinin tanıtılmasına ait gösterim. NOT: Yetenek, bir bilet biçiminde gerçekleştirilebilir.

capability list: yetenek listesi, [08.04.11], Bütün nesnelere ait öznelerin erişim türlerinin tümünü tanımlayan bir özneyle ilgili liste. ÖRNEK: Bütün dosyalar ve diğer korunmuş kaynaklar için kendisine ait bütün erişim türlerini tanımlayan bir süreçle ilgili liste.

CAPC: [24.01.08], bkz. computer-aided production management

CAPM: [24.01.08], bkz. computer-aided production management

CAPP: [24.01.10], bkz. computer-aided process planning

CAQ assurance: CAQ güvencesi, [24.01.09], bkz. computer-aided quality assurance

CAQA: [24.01.09], bkz. computer-aided quality assurance

card column: kart sütunu, [12.06.11], Bir delgi kartının kısa kenarlarına paralel delgi konumlarının çizgisi.

card deck: kart destesi, [12.01.65], Bir grup delinmiş kart.

card feed: kart besleme, [12.06.19], Kartları kart tutucudan kart yoluna teker teker aktaran düzenek.

card hopper: kart tutucu, [12.06.20], Kart işleme aygıtının, işlenecek kartları tutan ve kart beslemeye gönderen kesimi.

card path: kart yolu, [12.06.18], Bir kart işleme aygıtında, kartların hareket ettirilip yönlendirildiği yol.

card punch: kart delgi, [12.06.16], Delgi örüntüleri biçiminde olan veri kaydını delgi kartları üzerinde üreten çıktı birimi.

card reader: kart okuyucu, [12.06.17], Delinmiş kart üzerindeki delik örüntülerini okuyan ya da algılayan ve veriyi delik örüntülerinden elektrik sinyallerine dönüştüren girdi birimi.

card row: kart satırı, [12.06.10], Bir delgi kartının uzun kenarlarına paralel olan delgi konumlarının çizgisi.

card sorter: kart sıralayıcı, [12.06.30], Delinmiş kartları, üzerlerindeki delik örüntülerine göre seçilen ceplerde saklayan aygıt.

card stacker: kart desteleyici, [12.06.21], Kart işleme aygıtının, kartları işlendikten sonra alan kısmı.

cardinality: nitelik sayısı, [17.04.14], Bir ilişkisel veri tabanında bir ilişkideki çoklu ilişki sayısı.

carriage return: satır başı, [12.07.30], Yazma ya da görüntüleme konumunun aynı satırdaki ilk konuma hareketi.

carrier: taşıyıcı, [09.05.09], Karakteristik niceliği bir sinyal tarafından değiştirilebilen bir salınım veya dalga. NOT: Salınım veya dalga sinüs dalgası veya darbe serisi şeklinde olabilir.

carrier sense: taşıyıcı dinleme, [25.01.08], Yerel alan ağında, başka bir istasyonun iletim yapıp yapmadığını algılamak için bir veri istasyonunun devam etmekte olan etkinliği.

carrier sense multiple access collisionavoidance network: çakışma önleyen taşıyıcı dinleyen çoklu erişim ağı , [25.02.02], Ortam erişim denetim protokolünün taşıyıcı dinleyeni gerektirdiği ve bir iş istasyonunun uyarısinyali göndererek iletim başlattığı veri yolu ağı. Eğer diğer iş istasyonlarından uyarı sinyali ile bir çakışma bildirilmemişse iş istasyonu veri iletmeye başlar, aksi halde veri iletmeyi durdurur ve daha sonra tekrar dener.

carrier sense multiple access collision detection network: çakışma algılayan taşıyıcı dinleyen çoklu erişim ağı, [25.02.01], Ortam erişim denetim protokolünün taşıyıcı dinleyeni gerektirdiği ve çakışma ile oluşan istisnai koşulların yeniden iletim ile çözüldüğü veri yolu ağı.

carry: 1. (f.) taşımak, [02.07.08], Bir elde sayısını aktarmak. 2. (i.) elde, [02.07.07], Bir elde sayısını aktarma işlemi.

carry digit: elde sayısı , [02.07.06], Bir basamak konumundaki bir toplam veya çarpım, basamak konumunda gösterilebilecek ve başka bir yerde işlem görmek için aktarılan en büyük sayıyı aştığında üretien bir sayı. NOT: Konumsal gösterim sisteminde elde basamağı bir sonraki ağırlık konumuna,orada işlenmek üzere aktarılır.

cartridge : kartuş , [12.01.33], Sürtünme ile çalışan ve kabından ayrılmaksızın kullanılan bir manyetik şeridi içerisinde bulunduran kap. NOT: Çalışma düzeneği dışında kaset ve kartuş bazı durumlarda aynı anlamda kullanılmaktadır.

cascaded windows: kademeli pencereler, [13.05.31], Ortak kontrol altında oluşturulan, gösterilen ve muhtemelen üst üste gelen iki veya daha fazla pencere.

case statement: durum deyimi, [15.05.16], Koşul deyiminin değerinin doğruluğuna dayalı olarak alternatif deyimler sırası topluluğundan birini gerçekleştirmek amacı ile seçen koşullu deyim.

case-based learning: örnek tabanlı öğrenme, [31.03.16], Eldeki problemi önceden çözülmüş problemler ile karşılaştırmaya ve eldeki probleme bir çözüm geliştirmek için çözülmüş problemleri kullanmaya dayalı olan öğrenme stratejisi. NOT: Başarılı bir doğrulamadan sonra, örnek tabanlı öğrenme aracılığıyla geliştirilen çözüm ve ona karşılık gelen problemler örnek tabanına eklenir.

cassette: kaset , [12.01.32], Üzerine veri kaydedilebilen mıknatıslanabilir bir yüzeyi olan şerit.

CAT: [24.01.11], bkz. computer-aided testing

catalog: katalog, kataloglamak, [10.05.01], [10.05.02], 1. (i.) Kitaplık ve dosyaların yer referansları ile birlikte içeren rehber. NOT: Bir katalog, dosyaların saklandığı aygıtların türleri, parolalar, öbekleme katsayıları vb. diğer bilgileri kapsayabilir. 2. (f). Bir kataloğa kitaplık veya dosya ile ilgili bilgi girmek

catalogue: katalog, [10.05.01], bkz. catalog

causal analysis: nedensel çözümleme, [31.03.01], Bir öğrenme stratejisinde, bir amaca ulaşma başarısızlığı gibi gözlenen bir olayın olası nedenlerinin izlenmesi ile yapılan çözümleme.

CCR: [26.05.04], bkz. commitment, concurency and recovery

center : ortalamak, [23.06.11], (f.) Yatay bir çizgi, dikey bir çizgi ya da her ikisi üzerindeki bir referans noktasına göre dengeli bir şekilde konumlandırılma yoluyla metni düzenlemek.

central processing unit: merkezi işlem birimi , [01.03.01], bkz. processing unit

certainty factor: kesinlik faktörü, [28.02.03], Bir hipotez, sonuç çıkarma kuralı veya sonuç çıkarmanın neticesi gibi bir deyimin geçerliliğine atfedilen değer. NOT: Kesinlik faktörü tamamen yanlıştan tamamen doğruya kadar bir aralığa yayılabilir.

certification: belgelendirme , [08.01.18], (Bilgisayar güvenliğinde) Üçüncü şahısların veri işleme sisteminin bir bölümü veya tamamının güvenlik kurallarına uyduğuna dair garanti vermek için uyguladıkları işlemler.

CGI: [13.01.15], bkz. Computer Graphics Interface

CGM: [13.01.17], bkz. Computer Graphics Metafile

CGRM: GRM , [13.01.16], bkz. Computer Graphics Reference Model

chad: talaş, [12.06.01], Bir delik delindiğinde, veri ortamından ayrılan parça.

chain letter: zincir mektup, [08.05.50], bkz. bacterium

chain printer: zincir yazıcı , [12.07.14], Kabartma karakterlerin dönen bir zincirin halkaları üzerinde bulunduğu vuruşlu yazıcı.

chained list: bağlantılı liste, [04.08.02], bkz. linked list

change dump: değişim dökümü, [07.07.07], Belirli bir zaman aralığında içerikleri değişmiş olan saklama konumlarının dökümü.

change-over system: geçiş sistemi, [20.04.03], Çalışan bir sistemden onun yerine kullanılacak başka bir sisteme geçişi sağlamak için kullanılan bir geçici bilgi işleme sistemi.

channel : kanal , [16.02.04], (İletişim kuramında) İletişim sisteminin ileti kaynağı ile ileti alım düğümünü birbirine bağlayan bölümü. NOT 1: İleti kaynağı ile kanal girişi arasına bir kodlayıcı ve kanal çıkışı ile ileti alım düğümü arasına bir kod çözücü yerleştirilebilir. Yerleştirilen bu birimler genellikle kanalın bir parçası olarak kabul edilmez. Buna rağmen bazı özel durumlarda kodlayıcı ileti kaynağının ve kod çözücü ise ileti alım düğümünün bir parçası olarak kabul edilebilir. NOT 2: Shannon bilgi kuramına göre, ileti kaynağından belirli bir ileti yayıldığında, kanal, ileti alım düğümü tarafından alınan bütün iletilerin ortaya çıkmasının koşullu olasılığının bir kümesiyle karakterize edilebilir.

channel capacity: kanal kapasitesi , [16.04.13], Bir kanalın, belirli bir ileti kaynağından yayılan iletileri belirli kısıtlamalar altında iletim yeteneğinin bir ölçüsü. Kanal kapasitesi, mümkün olan en yüksek karakter başına ortalama aktarılan bilgi içeriği ya da uygun bir kod kullanarak küçük bir hata olasılığı ile elde edilebilen mümkün olan en yüksek ortalama aktarılan bilgi hızı olarak ifade edilir.

Chapin chart: Chapin şeması, [07.09.50], bkz. box diagram

character: karakter, [01.02.11], [04.01.01], Verinin temsil edilmesi, düzenlenmesi veya kontrol edilmesi için kullanılan bir grup elemanın her biri.

character average information

content: karakter ortalama entropi , [16.04.09], bkz. character mean entropy

character box: karakter kutusu, [23.02.12], Bir grafik karakterinin tüm parçalarını içeren, yazdırma yüzeyinde ya da ekran üzerindeki hayali paralel kenar. NOT: Karakter kutuları, bitişik karakterleri birbirine dokundurmak ya da karakterler arasındaki boşlukları ayarlamak için üst üste gelebilirler.

character display: karakter ekran, [12.08.13], (Aygıt) Verinin yalnızca grafik karakterler biçiminde görünümünü sağlayan görüntü aygıtı.

character generator: karakter üretici, [13.04.15], Bir karakterin kod elemanını ekran için o karakterin grafik gösterimine çeviren işlevsel birim.

character information rate: karakter ortalama entropi, [16.04.09], bkz. character mean entropy

character literal: karakter ifade, [05.02.07], Bir karakteri içeren ifade. NOT: Karakter ifadeler genellikle diğer sözcüksel işaretlerden ayırt edilmeleri için sınırlayıcılar içerisine alınırlar. Programlama dilleri genellikle karakter ifadeleri ve dizi ifadeleri için farklı sınırlayıcılara yer verirler. Bir karakter ifade bir birim uzunluğunda bir dizi ifade olabilir.

character mean entropy: karakter ortalama entropi, [16.04.09], Durağan bir ileti kaynağından yayılan tüm iletiler için entropinin karakter başına ortalaması.

character mean information content: karakter ortalama entropi, [16.04.09], bkz. character mean entropy

character mean transinformation

content: karakter başına ortalama aktarılan bilgi içeriği, [16.04.11], Durağan bir ileti kaynağından yayılan bütün iletilerin ortalama aktarılan bilgi içeriğinin karakter başına ortalaması.

character printer: karakter yazıcı, [12.07.05], Bir anda tek bir karakteri yazabilen yazıcı. NOT: Seri yazıcı seri ya da paralel arabirime sahip olabilir.

character reader: karakter okuyucu, [12.08.07], Karakter algılama işlemi yapan girdi birimi.

character recognition: karakter tanıma, [12.01.51], Karakterlerin otomatik yollarla tanımlanması.

character set: karakter kümesi, [04.01.02], Belirli bir amaç için tam olan sonlu bir karakter kümesi. Örneğin: ISO/IEC 10646-1’in karakter kümesinin uluslararası referans sürümü.

character string: karakter dizisi, [04.05.02], Yalnızca karakterlerden oluşan dizi.

character type: karakter türü, [15.04.16], Her bir veri nesnesinin bir karakteri gösterdiği bir sıralama türü.

characteristic: karakteristik , [02.02.08], (Logaritmada) Bir logaritmanın gösteriminde pozitif veya negatif olabilecek tamsayı kısım.

characteristic: karakteristik , [05.05.05], (Kayan nokta gösteriminde) Bir kayan nokta gösteriminde içsel olarak üssü temsil eden sayı. NOT: Karakteristik bir kayan nokta gösterimindeki bir sabitle, üsten farklıdır. Üs -3 ise ve sabit 64 ise karakteristik 61 olur.

characteristic description: özellik tanımı, [31.02.04], Verilen bir kavramın tüm örnekleri için ortak olan özellikleri ifade eden kavram tanımı.

character-oriented protocol: karakter yönelimli protokol, [09.06.05], Hem veri kullanıcısının, hem de veri bağlantı denetimi işlevlerinin belirli karakterler ile kodlandığı bir veri bağlantı protokolü. ÖRNEK: Temel bağlantı denetim protokolü biçimi.

checking code: denetleme kodu, [08.08.05], Diskin bir bölümünü okuyarak bunun yetkisiz bir kopya olup olmadığını belirleyen makine komutları.

checking program: denetleme programı, [07.07.18], Yanlış söz dizimi, semantik ya da belirlenen gereksinimlere uyum yetersizliği için kaynak programlar ya da veriyi inceleyen tanı programı.

checkpoint: denetleme noktası, [07.06.30], Bir programdaki, durumu ve sonuçları kaydetmek, incelemek ve yeniden başlatmak için bir dizi komutun eklendiği bu programın yürütülmesini kesmek için uygun bir nokta.

chip: çip, [01.03.10], bkz. İntegrated circuit

choise device: seçim aygıtı, [13.04.39], Bir küme alternatif arasından seçilebilecek bir değer sağlayan girdi birimi. ÖRNEK: Bir işlev klavyesi.

chosen-plaintext attack: seçilmiş düz metin saldırısı, [08.05.23], Şifre çözümleyicinin sınırsız sayıda düz metin mesajları gönderebildiği ve karşılık gelen şifreli metinleri inceleyebildiği analitik saldırı.

chunking: büyük parçalara ayırma, [31.02.03], Veriyi, depolamak ve geri getirmek için daha yüksek kavramsal düzeyde tek bir varlık içine gruplandırma.

CIM: [24.01.01], bkz. Computerintegrated manufacturing

ciphersystem: şifre sistemi, [08.03.05], bkz. cryptographic system

ciphertext: şifreli metin, [08.03.08], Şifrelemeyle ilgili teknikler kullanılmaksızın anlamlı içeriği mevcut olmayan, şifreleme teknikleri kullanılarak üretilen veri.

ciphertext-only attack: yalnızca şifreli metin saldırısı, [08.05.21], Şifre çözümleyicinin yalnızca şifreli metne sahip olduğu analitik saldırı.

circuit switching: devre anahtarlama, [09.07.16], İstek üzerine, iki veya daha fazla veri terminal aygıtını bağlayan ve onlar arasında bağlantı serbest bırakılıncaya kadar bir veri devresinin özel olarak kullanılmasına izin veren işlem.

circular list: dairesel liste, [04.08.03], Herhangi bir başlangıç noktasından başlamak üzere tüm elemanların işlenmesinin ardından tekrar aynı noktaya dönen bağlantılı liste.

class: sınıf , [15.09.09], İç yapıyı tanımlayan nesneler için bir şablon ve bu nesnelerin örneği için işlemler kümesi. NOT: Nesne tabanlı programlamada, sınıflar C ve Pascal gibi bazı programlama dillerindeki veri türleri ile karşılaştırılabilirler.

clear: temizlemek, [06.06.04], (f.) Bir veya daha çok bellek yerine genellikle sıfır veya, boşluk karakterine karşılık gelen, önceden belirlenmiş karakterlerin aktarılması.

clear all function: hepsini silme işlevi,

[22.03.23], Bellekte tutulan ve işlemde olan verinin iptal edilmesini sağlayan işlev.

clear entry function: girişi silme işlevi, [22.03.22], Hesap makinesine girilmiş fakat henüz işlem yapılmamış bir verinin iptal edilmesini sağlayan işlev.

clear memory function: belleği silme işlevi, [22.03.24], Bellekteki verinin iptal edilmesini sağlayan işlev. NOT: Hesap makinesinde belirtilen işlevleri iptal etmek için kullanılan başka “silme” tuşları bulunabilir.

clearance: erişim yetkisi, [08.01.19], bkz. security clearance

clearing: temizleme , [08.06.13], (Bilgisayar güvenliğinde) Belirli bir güvenlik sınıflandırması ve güvenlik kategorisine sahip bir veri ortamında sınıflandırılmış verinin üstüne yazılması. Böylece bu veri ortamı aynı güvenlik sınıflandırması ve güvenlik kategorisinde yazım için yeniden kullanılabilir.

cleartext: Açık metin, [08.03.07], bkz. plaintext

click: tıklamak, [13.05.04], (f.) Bir işaretleyici tarafından işaret edilen görüntü elemanını veya bir alanı seçmek için işaretleme aygıtı üzerindeki bir düğmeye basmak ve bırakmak.

client: istemci , [09.08.10], Bir sunucudan paylaşılan hizmetleri alan işlevsel birim.

client: istemci , [18.02.16], Bir sunucudan hizmetleri alan işlevsel birim. NOT: Hizmetler, atanmış hizmetler veya paylaşılmış hizmetler olabilir.

client-server: istemci sunucu, [18.02.17], Bir istemcinin bir sunucudan hizmet elde ettiği bir dağıtık işlem yöntemine ilişkin.

clip mask: parça maskesi, [13.05.50], Bir piksel haritası ya da dikdörtgen listesi ile tanımlanan ve sınırları dışındaki verinin kesildiği bölge.

clipboard: pano, [23.04.18], Metin ya da grafiklerin aynı belge içinde ya da farklı belge içinde yeniden kullanılması için geçici olarak tutulduğu depolama alanı.

clipping: kesme, [13.05.54], Bir parça maskesinin dışında yer alan tüm görüntü elemanlarının ortadan kaldırılmasıyla bir ekran görüntüsü veya verinin kesilmesi eylemi.

clock pulse: saat vurusu, [03.01.10], bkz. clock signal

clock signal: saat sinyali , [03.01.10], Senkronizasyon veya zaman aralıklarının ölçümü için kullanılan periyodik sinyal.

clock track: saat izi, [12.01.11], Zamanlama referanslarını sağlamak amacıyla üzerine sinyal örüntülerinin kaydedildiği iz.

closed guard: kapalı koruyucu, [07.10.15], Koşulu YANLIŞ’a değerlendiren koruyucu.

closed loop: kapalı döngü, [07.03.04], bkz. infinite loop

closed user group: kapalı kullanıcı grubu , [09.08.14], Birbirleri ile haberleşmeleri amacı ile bir kullanıcı kolaylığının kendilerine tahsis edildiği, fakat, bu kolaylığın veri ağının tüm diğer kullanıcılarına veya tüm diğer kullanıcıların bu gruba erişiminin engellendiği veri ağının belirlenmiş bir grup kullanıcısı. NOT 1: Bir kullanıcı veri terminal aygıtı birden fazla kapalı kullanıcı grubuna ait olabilir.

closed user group with incoming

access: dışarıdan gelen mesaja açık olan kapalı kullanıcı grubu , [09.08.16], Bir veya daha fazla yakın kullanıcı grubuna (KKG) ait olan bir veri terminal aygıtının (VTC), bu YKG’nın dışındaki VTC’lerden gelen çağrıları almasına olanak sağlayan bir kullanıcı aracı. NOT:

closed user group with outgoing access: dışarı erişilebilen kapalı kullanıcı grubu , [09.08.15], Bir veya daha fazla kapalı kullanıcı grubuna (KKG) ait olan bir veri terminal aygıtının (VTC), bu KKG’nın dışındaki VTC’lere çağrılar başlatmasına olanak sağlayan bir kullanıcı aracı.

closed-security environment: kapalı güvenlik ortamı, [08.01.21], Veri ve kaynakları kazara veya art niyetli yapılan işlerden korumak için, özel dikkat (yetkilendirme, güvenlik erişim yetkisi, biçim kontrolü vb.) gerektiren ortam.

cluster : küme, [18.05.06], (Dağıtık veri işlemede) Ortak kontrol altındaki işlevsel birimler kümesi.

CMIS: CMIS, [26.05.14], bkz. Common management information service

CNC: CNC, [24.03.03], bkz. Computer numerical control

coaxial cable: eş eksenli kablo, [09.04.03], Bir veya daha fazla eş eksenli ikili iletim hattı içeren bir kablo.

coaxial pair: eş eksenli iletim hattı, [09.04.02], Aynı ekseni paylaşan ve biri diğerinin içinde olan iki silindir şeklinde iletkenden oluşan bir iletim ortamı.

code: (f.).kodlamak, [01.05.02], bkz. program, [06.03.08], Veriyi, özgün şekle tekrar çevirme olanağı sağlanacak şekilde, bir kodu veya bir kodlanmış karakter kümesini kullanarak değiştirmek. (i) kod, [04.02.01], Birinci kümedeki elemanları ikinci kümedeki elemanlara eşleyen bir kurallar topluluğu. NOT 1:

Her bir kümenin elemanları karakterler veya karakter dizileri olabilir. NOT 2: İlk küme kodlanmış küme ve ikinci küme kod kümesi olarak adlandırılır. NOT 3: Kod kümesinin her bir elemanı kodlanmış kümedeki birden fazla elemanla ilişkilendirilmiş olabilir ama bunun tersi doğru değildir., [07.04.11], (Bilgisayar programlamada) Bir programlama dilinde ya da bir birleştirici, derleyici ya da diğer bir çevirici tarafından üretilen bir biçimde ifade edilen program metni parçası.

code breakpoint: kod kesme noktası, [07.06.23], Belirli bir komutun yürütülmesine bağlı olan kesme noktası.

code element: kod elemanı, [04.02.04], bkz. code value

code element set: kod elemanı kümesi, [04.02.05], bkz. code set

code extension character: kod uzantı karakteri, [04.04.05], Devam eden bir veya daha fazla kod değerinin başka bir koda göre yorumlanması gerektiğini göstermek için kullanılan bir kontrol karakteri.

code generator: kod üretici, [07.04.42], Genelde derleyicinin bir parçası olan ve bir programın tümü ya da bir bölümünü ara dilden amaç dile dönüştüren alt program.

code set: kod kümesi, [04.02.05], Bir kodu kodlanmış kümenin tüm elemanlarına uygulamanın sonucu. ÖRNEK: Havaalanı adlarının tüm üç harfli gösterimleridir.

code trace: kod izleme , [07.06.09], bkz. execution trace

code value: kod değeri, [04.02.04], Bir kodu bir kodlanmış küme elemanına uygulamanın sonucu. ÖRNEKLER: “CDG” üç harfli gösterimi Havaalanı adları gösteriminde Paris Charles-de- Gaulle adını temsil etmektedir. A harfi ISO/IEC 10646-1’de 0041 hexadecimal gösterimi olarak yer almaktadır.

coded character set: kodlanmış karakter kümesi, [04.02.03], Elemanları tek karakterler olan kodlanmış küme. ÖRNEK: 7 basamaklı diziler kümesine eşleştirilen alfabe karakterleri.

coded image: kodlanmış görüntü, [13.02.02], İşleme ya da depolama amacı ile bir ekran görüntüsünün kodlanmış gösterimi. ÖRNEK: Bir sayısallaştırılmış görüntünün çalışma süresince kodlanmasının sonucu.

coded set: kodlanmış küme, [04.02.02], Bir koda göre diğer bir kümeye eşlenen elemanlar kümesi. ÖRNEK: İlgili üç harfle eşleştirilmiş havaalanı adları.

code-independent data communication: koddan bağımsız veri iletişimi, [09.08.02], Veri kaynağı tarafından kullanılan karakter kümesi veya koda bağımlı olmayan karakter yönelimli protokol kullanan veri iletişim türü.

code-transparent data communication: kod geçişli veri iletişimi, [09.08.01], Veri kaynağı tarafından kullanılan bit sıra yapısına bağımlı olmayan, bit yönelimli protokol kullanan veri iletişim türü.

coding: kodlama , [07.04.12], (Bilgisayar programlamada) Bir programı bir programlama dilinde ifade etme süreci.

coding scheme: kodlama planı, [04.02.01], bkz. code

coefficient unit: katsayı birimi, [19.01.05], Örneksel çıkış değişkeni, örneksel giriş değişkeninin bir sabitle çarpımına eşit olan işlevsel birim.

cognitive modeling: kavram modelleme, [28.01.10], Bilgi işleme bakımından insanın algılama, eylem, bellek ve akıl yürütmesinin modellenmesi.

cognitive science: bilişsel bilim, [31.01.11], Belirtilen amacı, zihnin canlandırma ve hesaplama kapasitelerini ve bunların beyindeki yapısal ve işlevsel olarak gösterimini keşfetmek olan disiplinler arası bilgi alanı. NOT: Bilişsel bilim, kavramanın sembol işleme özelliği ile ilgilidir ve psikoloji, bilgisayar, fen bilimleri, dil, antropoloji, felsefe, eğitim, matematik, mühendislik ve sinir bilimleri gibi değişik disiplinleri kapsar.

cognitivism: bilişsellik, [31.01.11], bkz. cognitive science

cohesion: bağlılık, [07.12.04], Tek bir modülün etkinliklerinin bir diğeri ile ilişkisinin biçim ve derecesi. NOT 1: Güçlü bağlılık modülün etkinlikleri arasındaki kapsamlı ilişkiler anlamına gelir. NOT 2: Bağlılık çeşitleri güçlüden zayıfa aşağıdaki gibi sıralanabilir:

􀂃 işlevsel bağlılık

􀂃 bilgisel bağlılık

􀂃 iletişimsel bağlılık

􀂃 geçici bağlılık

􀂃 mantıksal bağlılık

􀂃 rastlantısal bağlılık

NOT 3: Bağlaştırma ile karşılaştırılmalıdır.

coincidental cohesion: rastlantısal bağlılık, [07.12.10], Bir modülün etkinliklerinin birinin bir diğeri ile hiçbir işlevsel ilişkisinin olmadığı bağlılık.

coincident-current selection: çakışan akım seçimi, [12.03.07], Bir manyetik bellek hücre dizisinde, bir ya da daha fazla akımın aynı anda uygulanmasıyla yalnızca seçilmiş hücrede meydana gelen manyetik itici güç, bir eşik değerini geçtiğinde dizi içindeki bir hücrenin seçici anahtarlanması.

cold site: soğuk taraf, [08.07.11], En azından montajı ve alternatif bir veri işleme sisteminin çalışmasını destekleyen gerekli donanıma sahip tesis.

cold standby: gecikmeli (elle) yedekleme, [14.04.03], Temel işlevsel birimin arızalanması durumunda, fazladan bir işlevsel birimin bir miktar gecikme ile hizmete girdiği bir yapılanma.

cold start: soğuk başlama, [17.08.17], Kopyalama öncesi veya kopyalama sonrası ön işlem yapmaksızın bir veri tabanı yönetim sisteminin başlaması.

collate: harmanlamak, [06.05.08], (f.) iki veya daha fazla veri kümesini önceden belirlenmiş bir düzende bir kümede birleştirmek.

collating sequence: harmanlama sırası, [06.05.09], Bir araya getirme sonucunda oluşan belirlenmiş düzenleme.

collator: birleştirici, [12.06.32], Delinmiş kart ya da diğer belgeleri toplayan, birleştiren ya da eşleştiren aygıt.

collision: çakışma, 1. [07.02.21], (Özetlemede) İki ya da daha fazla farklı anahtar için aynı özet değerinin ortaya çıkması. 2. [25.02.04], İletim ortamında aynı anda iletimden kaynaklanan bir durum.

collision enforcement: çakışma izleme, [25.02.06], Bir CSMA / CD ağında, bir çarpışma algılandıktan sonra tüm diğer veri istasyonlarının çarpışmadan haberdar olmalarını sağlamak için bir veri istasyonu tarafından bir uyarı sinyalinin iletilmesi.

collision resolution: çakışma çözümü , [07.02.22], (Özetlemede) Bir çakışmayı çözmek için ek hesaplamalar ya da diğer yöntemler uygulama süreci.

color map: renk haritası, [13.03.15], Piksel değerlerini görüntülenecek gerçek renklere çevirmek için kullanılan bir renk değerleri kümesi.

column: sütun, [23.06.32], Bir sayfada ya da ekranda yan yana konumlandırılmış iki ya da daha fazla dikey satır düzenlemesinden biri.

COM printer: COM yazıcı, [12.07.22], Her sayfanın mikro görüntüsünü fotografik bir film üzerinde üreten sayfa yazıcı.

comb: tarak, [12.05.07], Bir manyetik disk biriminde, bir birim biçiminde hareket edebilen erişim kolu grubu.

combinational circuit: kombinasyonel devre, [03.04.03], Belirli bir andaki çıkış değerleri o andaki giriş değerlerine bağlı olan mantıksal aygıt. NOT: Bir kombinasyonel devre dahili durumları dikkate alınmayan bir ardışık devrenin özel bir durumudur.

combined station: birleşik istasyon, [09.06.43], Üst düzeyde veri bağlantı denetiminde, birincil istasyonun veya ikincil istasyonun görevini gerçekleştirebilme yeteneğine sahip olan veri istasyonu.

command language: komut dili, [10.02.09], Bir işletim sistemi tarafından uygulanacak olan işlevleri belirtmek için kullanılan, ilgili bir söz dizimi olan yordamsal işleçler kümesi.

comment: açıklama, [15.01.11], Programın çalışmasında bir etkisi olmayan yalnızca metin içermesi amacı ile kullanılan dil yapısı. ÖRNEK: Okuyan bir kişi için açıklama; otomatik belge hazırlama sistemi için veri.

commitment, concurency and recovery: üstlenme, koşut zamanlılık ve kurtarma, [26.05.04], İşlemlerin ya tamamen gerçekleştirilmesini ya da hiç gerçekleştirilmemesini garanti etmek için paylaşılmış veri üzerinde iki ya da daha fazla uygulama süreci tarafından gerçekleştiren işlemleri denetleyen uygulama hizmeti öğesi.

common coupling: ortak bağlaştırma, [07.12.17], bkz. common-environment coupling

common management information service: ortak yönetim bilgi hizmeti, [26.05.14], Merkezi ya da dağıtık yönetim ortamında, sistem yönetimi amacı için bilgi ve komutları değiştiren genel bir mekanizma sağlayan uygulama hizmeti.

common mode rejection: ortak mod reddetme , [21.03.18], Bir ayrımsal yükseltecin normal mod geriliminin etkilerini bastırması yeteneği.

common mode voltage: ortak mod gerilimi, [21.03.16], Bir ayrımsal yükselteçte, her bir giriş bağlantısı ile toprak arasında oluşan ve her bir özgün sinyale eklenen istenmeyen gerilim bileşeni.

common name: yaygın ad , [32.05.06], (Elektronik postada) Bir kullanıcı veya dağıtım listesinin başka bir özellik tarafından gösterilen bir olguya yakınlığını tanımlayan O/R adresinin bir niteliği. ÖRNEK: Bir kuruluş içindeki unvan ya da konum. Örneğin: “postmaster”, “yönetici” ya da “pazarlama müdürü” vb. NOT 1: Bir O/R adresinde bir yaygın ad veya kişisel ad gereklidir. NOT 2: Çizelge 32.1’e bakınız.

common-environment coupling: ortak çevre bağlaştırma, [07.12.17], Modüllerin ortak veriye eriştikleri bağlaştırma.

communication adapter: iletişim adaptörü, [09.04.07], Bir işlevsel birimin iletim olanaklarına bağlanmasına izin veren donanım özelliği.

communication theory: iletişim kuramı, [16.01.02], Gürültü ve diğer bozucu etkilerin var olduğu durumda iletilerin gönderilmesi ve alınmasını olasılık özelliklerine bağlı olarak inceleyen matematiksel disiplin.

communicational cohesion: iletişimsel bağlılık, [07.12.07], Bir modülün etkinliklerinin aynı giriş verisini kullandığı ya da aynı çıkış verisini üretmek için katkı sağladığı bağlılık.

communications security: iletişim güvenliği, [08.01.03], Veri iletişimine uygulanan bilgisayar güvenliği.

compact : yoğunlaştırmak, [06.03.14], bkz. compress

comparator: karşılaştırıcı, [19.01.14], (Örneksel hesaplamada) İki örneksel değişkeni karşılaştıran ve bu karşılaştırmanın sonucunu gösteren işlevsel birim.

compare: karşılaştırmak, [02.10.12], İki tek değerin bağıl büyüklüklerini, bir dizi, sıra ya da verilen özellikler içinde aynı olup olmadıklarını bağıl konumlarına göre kontrol etmek.

compartmentalization: bölmelere ayırma, [08.02.04], Riski azaltmak amacı ile verinin, farklı güvenlik kontrollerine sahip birbirinden yalıtılmış bloklara ayrılarak bölünmesi. ÖRNEK: Bir ana projeye göre verinin, projenin bütününün sergilenmesini sınırlamak için, alt projelere karşılık gelecek şekilde, her biri kendi güvenlik koruması olan bölümlere ayrılması.

compatibility: uyumluluk, [01.06.11], Farkedilir derecede düzeltme yapmaksızın belirtilmiş bir ara birimin ihtiyaçlarını karşılayacak bir işlevsel birimyeteneği.

competitive learning: rekabete dayalı öğrenme, [34.03.12], Yapay sinirlerin giriş örüntülerinin belirli bir alt kümesine yanıt verme hakkı için rekabet ettikleri öğrenme. NOT: Bir giriş örüntüsüne göre bir sinirin yanıtı, diğer sinirleri engelleyecek şekilde olur.

compilation: derleme, [07.04.21], Derleme süreci ya da sonucu.

compilation duration: derleme süresi, [07.04.64], Bir programı derlemek için gerek duyulan zaman miktarı.

compilation time: derleme zamanı 1. [07.04.61], Derlemenin gerçekleştiği herhangi bir an. 2. [07.04.64], bkz. compilation duration

compilation unit: derleme birimi, 1. [07.04.22], Yüksek düzey bir dilde ifade edilen ve derlenecek kadar tam olan bir programın tümü ya da bir bölümü. 2. [07.04.39], bkz. source module

compile: derlemek, [07.04.19], (f.) Yüksek düzey bir dilde ifade edilen bir programın tümü ya da bir bölümünü bir ara dil, birleştirme dili ya da makine dilinde ifade edilen bir programa çevirmek.

compile-and-go: derle ve devam et, [07.04.26], Bir programın derleme, bağlama, yükleme ve yürütmesi arasında hiçbir bekleme olmayan bir işletim tekniği.

compiled knowledge: derlenmiş bilgi , [28.02.24], Yordamsal bilgiye dönüştürülen ve böylece bir bilgisayar tarafından hemen işlenebilecek olan duyurulan bilgi.

compiler: derleyici, [07.04.20], Derleyebilen çevirici.

compiler code: derleyici kodu, [07.04.23], Bir derleyici tarafından tanınıp işlenebilen bir biçimde ifade edilen kod.

compiler compiler: derleyici derleyicisi, [07.04.24], bkz. compiler generator

compiler directive: derleyici yönergesi, [07.04.68], Bir programın derlenmesini denetleyen dil yapısı.

compiler generator: derleyici üretici, [07.04.24], Bir derleyicinin tümü ya da bir bölümünü belirlemek ya da kurmak için kullanılan bir çevirici ya da yorumlayıcı.

compiler specification language: derleyici belirtim dili, [07.01.40], Derleyicileri geliştirmek için kullanılan belirtim dili.

complement: tümleyen, [05.08.01], Belirli bir sayıdan verilen bir sayı çıkartılarak türetilen bir sayı. ÖRNEK: Sabit kök notasyonunda, belirlenen sayı tipik olarak kökün bir kuvvetidir veya kökün verilen bir üssünün bir eksiğidir. NOT: Bir sayının negatifi genellikle onun tümleyeni ile gösterilir.

complementary operation: tümleyen İşlem, [02.05.05], Bir başka Boole işlemi, birinci Boole işlemi olarak aynı işlem uygulanan terimler üzerinde kullanıldığında, birinci Boole işleminin sonucunun geçersiz olduğu işlem. ÖRNEK: Ayırma, ayırmama işleminin

tümleyenidir.

complete generalization: tam genelleme, [31.02.16], Verilen bir kavramsal sınıfın, bazı olumsuz örnekler içerse de içermese de tüm olumlu örneklerini tanımlayan kavram genelleme.

completed : tamamlandı , [07.10.09], (Niteleyici) Sona ermiş ve kendisine bağımlı tüm olayların çözüldüğü bir görevin görev durumuna aittir. NOT 1: Ada’da, etkinleştirme esnasında üretilen bir özel durum bir görevin tamamlanmasına neden olacak sıra dışı bir olay olurdu.

complex number: karmaşık sayı, [02.03.06], a ve b gerçek sayılar ve i2 = – 1 olmak üzere, (a + bi ) şeklinde gösterilebilen, gerçek sayıların sıralı bir ikilisini içeren sayı.

composite type: birleşik tür, [17.05.09], Bir veya daha fazla veri türünün veri yapılarının birleştirilmiş bir veri yapısına sahip olan ve kendisine ait izin verilebilir işlemleri olan veri türü. ÖRNEK: “Karmaşık sayılar” veri türü iki “gerçel sayı” veri türünün birleşimi olabilir. NOT: Bir birleşik işlem türü bir birim olarak kendisinin oluşumlarını veya bu oluşumların parçalarını kullanabilir.

compound statement: bileşik deyim, [15.05.03], Bir veya daha fazla deyimi içeren, basit bir deyimin söz dizimsel eşiti olacak şekilde sınırlandırılmış olan deyim.

compress : sıkıştırmak, [06.03.14], (f.) Bir veri ortamı üzerinde bulunan boşlukları, kodlama ya da yineleyen karakterleri atma yolu ile azaltmak.

compromise: uzlaşma, [08.05.11], Bilgisayar güvenliğinin ihlali yolu ile programların veya verinin değişikliğe uğratılması, tahrip edilmesi veya yetkisiz varlıklar tarafından kullanılabilir hale gelmesi.

compromising emanation: uzlaşma bilgi yayılması, [08.05.14], İstemeyerek gönderilen ve durdurulup çözümlendiğinde, işlenilmekte veya iletilmekte olan hassas bilginin açığa çıkarılabileceği sinyaller. ÖRNEKLER: Akustik yayılma, elektromanyetik yayılma.

COMPUSEC: [08.01.01], bkz. Computer security

compute mode: hesaplama modu, [19.02.04], Çözümün yapıldığı esnada, bir örneksel bilgisayarın işletim modu.

computer: bilgisayar, [01.03.03], İnsan müdahalesi olmaksızın mantıksal ve aritmetik işlemler de dahil geniş kapsamlı hesaplamaları yapabilen işlevsel birim. NOT 1: Bir bilgisayar tek bir birimi veya birbirine bağlı birkaç birimi içerebilir. NOT 2: Türkçede, bilgi işlem alanında bilgisayar deyimi genellikle sayısal bilgisayarı ifade eder.

computer abuse: bilgisayarın kötüye kullanılması , [08.05.01], Bir veri işleme sisteminin bilgisayar güvenliğini etkileyen veya bilgisayar güvenliğiyle ilgili olan, bilerek veya dikkatsizlik sonucu gerçekleşen yetkisiz etkinlik.

computer architecture: bilgisayar mimarisi, [01.03.18], Bir bilgisayarın yazılım ve donanım elamanları arasındaki ilişkilerini de içeren işlevsel özellikleri ve mantıksal yapısı.

computer center: bilgisayar merkezi , [01.01.19], Veri işleme hizmetleri sağlamak üzere düzenlenmiş; personel, donanım ve yazılımı içeren tesis.

computer conferencing: bilgisayar konferansı, [27.03.05], Bilgisayar ağları kullanılarak katılımcılar arasında gerçekleşen etkileşimli iletişim.

computer crime: bilgisayar suçu, 1. [01.07.02], Donanım, yazılım veya verinin kullanılması, değiştirilmesi veyatahrip edilmesine bağlı olan suç. 2. [08.05.02], Bir veri işleme sistemi veya bilgisayar ağında doğrudan veya bu sistemlerin yardımı ile işlenen suç.

computer fraud: bilgisayar sahtekarlığı, [08.05.03], Bir veri işleme sistemi veya bilgisayar ağında doğrudan veya bu sistemlerin yardımı ile gerçekleştirilen sahtekarlık.

computer generation: bilgisayar kuşağı, [01.01.17], Büyük ölçüde üretimlerinde kullanılan teknolojileri temel alarak bilgisayarların tarihî sınıflandırmasında yer alan bir kategori. ÖRNEK: Birinci kuşak vakum tüpler ve anahtarlar, ikinci kuşak transistörler, üçüncü kuşak ise tümleşik devreleri temel almaktadır.

computer graphics: bilgisayar grafiği, [01.06.08], Bir bilgisayar aracılığıyla şekiller yapma, geliştirme, saklama ve gösterme teknikleri ve yöntemleri.

computer graphics: bilgisayar grafiği, [13.01.01], Nesnelerin ve verilerin bir bilgisayar aracılığı ile oluşturulması, düzenlenmesi, depolanması ve resimlerle gösterimi için teknikler ve metotlar. NOT: Bilgisayar tarafından üretilen resimler iki boyutlu veya üç boyutlu olabilirler.

Computer Graphics Interface: Bilgisayar Grafiği Arayüzü, [13.01.15], Bir grafik sisteminin aygıtdan bağımsız ve aygıta bağımlı parçaları arasındaki standart arayüz.

Computer Graphics Metafile: Bilgisayar Grafiği Metadosyası, [13.01.17], Ekran görüntüsü oluşturmak ve tanımlayıcı verilerin depolanması ve aktarılması için uygun olan ve metadosya olarak adlandırılan standardlaşmış dosya biçimi.

Computer Graphics Reference Model: Bilgisayar Grafiği Referans Modeli, [13.01.16], Bilgisayar grafikleri için standardlaşmış kavramsal çerçeve.

computer instruction code bilgisayar komut kodu, [07.09.10], bkz. İnstruction code

computer network: bilgisayar ağı, [01.01.45], Veri iletişimi amacıyla birbirine bağlanmış bir veri işleme düğümleri ağı.

computer numerical control: bilgisayarlı sayısal denetim , [24.03.03], Bazı ya da tüm temel sayısal denetim komutlarını gerçek zamanda depolamak ve yayınlamak amacıyla tahsis edilmiş bir bilgisayarın kullanıldığı sayısal denetim. NOT: Tahsis edilmiş bilgisayar ayrıca yerel bilgi girişinde de kullanılabilir.

computer output microfilm printer: mikrofilm yazıcı, [12.07.22], bkz. COM printer

computer program: bilgisayar programı, [01.05.01], bkz. program

computer resource: bilgisayar kaynağı, [01.01.23], bkz. resource

computer science: bilgisayar bilimi, [01.01.18], Bilgisayarlar aracılığıyla bilgi işlem işiyle uğraşan bilim ve teknoloji dalı.

computer security: bilgisayar güvenliği, [08.01.01], Veri ve kaynakları, uygun işlemleri yerine getirerek, kazara veya art niyetli yapılan ihlal eylemlerinden koruma. NOT: Bu ihlal eylemleri, yetkilendirilmemiş kişilerce yapılan değişiklik, tahrip, erişim, ortaya çıkarma veya elde etme olabilir

computer system: bilgisayar sistemi , [01.01.20], bkz. data processing system

computer vision: bilgisayarla imgeleme, [28.01.19], Görsel veriyi elde eden, işleyen ve yorumlayan bir işlevsel birim yeteneği. NOT 1: Bilgisayarla imgeleme, görsel bir görünümün elektronik veya sayısal görüntüsünü oluşturmak için görsel algılayıcılar kullanmasını kapsar. NOT 2: Bu terim makineyle imgeleme ile karıştırılmamalıdır.

computer word: bilgisayar sözcüğü, [04.06.05], Genellikle bir birim olarak ele alınan ve belirli bir bilgisayardaki işlemler için uygun olan sözcük.

computer-aided : bilgisayar destekli, [01.06.14], Belirli bir işin bir kısmının bilgisayar aracılığıyla yapılması işlemine veya tekniğine dayanması.

computer-aided design: bilgisayar destekli tasarım , [24.01.03], Tasarlama, benzetim ya da bir bölüm ya da bir ürünün geliştirilmesi gibi işlevleri yerine getirmek için veri işleme sistemlerinin kullanıldığı tasarım etkinlikleri. NOT 1: Bilgisayar destekli tasarım programları, mühendislik ve üretim amaçlı her grafik öğesi için hassas boyutlandırma ve yerleştirmeleri sağlayabilir. NOT 2: Bilgisayar destekli tasarım ve üretime terimine bakınız.

computer-aided design and

manufacturing: bilgisayar destekli tasarım ve üretim , [24.01.07], Bilgisayar destekli tasarım ve bilgisayar destekli üretim etkinlikleri.

computer-aided drafting: bilgisayar destekli çizim , [24.01.04], bkz. computer-aided drawing

computer-aided drawing: bilgisayar destekli çizim , [24.01.04], Grafik yazılımı ve donanımının kullanıldığı taslak çizim metodları ve teknikleri.

computer-aided engineering: bilgisayar destekli mühendislik, [24.01.02], Üretebilirlik, başarım, verimlilik ya da maliyeti en iyileştirmek gibi gerekli işlevleri yerine getirmek için kullanılan ve içerisinde veri işleme sistemlerinin olduğu mühendislik etkinlikleri. ÖRNEK:

Bilgisayar destekli tasarım ve üretim tasarımı veri tabanından gelen bilginin, bir bölümün ya da tasarımı yapılan ürünün işlevsel özelliklerini çözümlemek ya da çeşitli koşullar altında ürünün başarımının benzetimini yapmak için kullanımı.

computer-aided manufacturing: bilgisayar destekli üretim , [24.01.06], Üretim sürecinin veri işleme sistemleri tarafından yönetildiği ve denetlendiği üretim. NOT: Bilgisayar destekli tasarım ve üretime bakılmalıdır.

computer-aided planning: bilgisayar destekli planlama , [24.01.05], Planlamave karar destek yazılımı gibi veri işleme sistemlerinin kullanımı aracılığıyla tüm üretim etkinliklerinin planlanması. NOT: Üretim etkinlikleri fizibilite, hacim, çeşit, zamanlama, metot, yer, tesis ve personel ile ilgilidir.

computer-aided process planning: bilgisayar destekli süreç planlaması ,

[24.01.10], Makineleşme gibi üretim süreci ile ilgili temel verilerin hazırlanması için veri işleme sistemlerinin kullanıldığı tüm planlama etkinlikleri.

computer-aided production control: bilgisayar destekli üretim yönetimi , [24.01.08], bkz. computer-aided production management

computer-aided production

management: bilgisayar destekli üretim yönetimi , [24.01.08], Kaynakgereksinimleri planlamasından üretim denetimine kadar veri işleme sistemlerinin kullanıldığı üretim yönetimi etkinlikleri.

computer-aided publishing: bilgisayar destekli yayıncılık, [01.06.15], bkz. electronic publishing

computer-aided quality assurance: bilgisayar destekli kalite güvencesi , [24.01.09], Süreçlerin, bölümlerin ve ürün yaşam döngüsünün her hangi bir evresindeki ürünlerin bilgisayarla planlaması, izlenmesi ve denetimi ile sağlanan kalite güvencesi. NOT:

Bilgisayar destekli kalite güvencesi, tasarımdan alan performansına ve mağaza katından yönetime kadar bir kalite raporlama sistemini içerir ve üretim tarihçesini de içerebilir.

computer-aided testing: bilgisayardestekli test , [24.01.11], Bir ürün ya da onun bir parçasının veri işleme sistemlerinin kullanımıyla denetlenmesi ve test edilmesi. NOT: Bilgisayar destekli deneme bilgisayar destekli kalite güvencesinin bir türevidir.

computer-assisted: bilgisayar destekli , [01.06.14], bkz. computer aided

computer-assisted publishing: bilgisayar destekli yayıncılık, [01.06.15], bkz. electronic publishing

computer-integrated manufacturing: bilgisayar tümleşik üretim, [24.01.01],

Tüm etkinliklerinin bilgisayar tabanlı planlama, yönetim ve denetim sistemi içerisinde yapıldığı üretim. NOT: Bilgisayarlı üretim, bilgisayar destekli tasarım, bilgisayar destekli planlama, bilgisayar destekli üretim ve bilgisayar destekli kalite güvencesi teknolojilerini ve bunlar arasındaki bilgi paylaşımını içerir.

computerization: bilgisayarlı otomasyon, [01.01.16], Bilgisayar aracılığı ile otomasyon.

computerize: bilgisayarla otomatikleştirmek, [01.01.15], (f.) Bilgisayar aracılığıyla otomatikleştirmek.

computer-oriented language: bilgisayar yönelimli dil, [07.01.05], bkz. machineoriented

language

computer-system audit: bilgisayar sistemi denetimi, [08.06.19], Bir veri işleme sisteminde yordamların etkinliklerini, doğruluklarını değerlendirmek ve geliştirici önerilerde bulunmak için kullanılan yordamların incelenmesi.

computing system: hesaplama sistemi, [01.01.20], bkz. data processing system

COMSEC: [08.01.03], bkz. communications security

concatenation synthesis: birbirine bağlanan sentezleme, [29.03.03],

Sentezlenmiş ya da önceden kaydedilmiş konuşma birimlerinin sıralanmasını içeren bir konuşma sentezleme metodu. NOT 1: Sentezlenmiş konuşma birimleri söz konusu frekansta spektral önem ile ölçülen planlı ses dalgası uyumlarındaki bir kaç uyumlu ses biçiminin bir araya getirilmesiyle elde edilir. Önceden kaydedilmiş konuşma birimleri ses birimleri, ses katlayıcıları, heceler, sözcükler vb. olabilir. NOT 2: Doğrudan dalga biçimli sentezleme ile karşılaştırıldığında, konuşma sinyalini yeniden oluşturmak için yeniden oynatma zamanında daha fazla hesaplama gerekir, fakat mesaj başına depolama gereksinimleri azaltılır.

concept: kavram, [31.01.06], Kategori üyeliğine karar vermek için soyut bir varlık. NOT: Kavram, nesneleri sınıflandırmak için kullanılır.

concept description: kavram tanımı, [31.02.02], Bir kavramın tüm bilinen örneklerinin sınıfını tanımlayan veri yapısı.

concept formation: kavram oluşumu, [31.02.07], Verilen nesneler, olaylar ve gerçekler topluluğunu karakterize etmek için kullanılan kavramların üretilmesi.

concept generalization: kavram genelleme, [31.02.12], Daha fazla örnek içermesi için kavram tanımı kapsamının genişletilmesi.

concept learning: kavram öğrenme, [31.01.07], Yeni bilgi türetmek ve ileride kullanım için depolamak amacı ile var olan bilgiyi yeni bilgiye uygulayarak bir kavram gösterimi oluşturma. NOT: Kavram öğrenme, kavramın sürüm alanı ve örnek alanı arasında etkileşimi gerektirebilir. Bu etkileşim sırası geldikçe başlangıç bildirimleri, deneyler ve geçici örneklerin seçiminin yeniden formüle edilmesini ve dönüştürülmesini gerektirebilir.

concept specialization: kavram özelleştirme, [31.02.17], Bir kavram tanımının, tanımladığı örnekler kümesini küçülterek kapsamının daraltılması.

concept validation: kavram geçerleme , [31.02.19], Kavramlarının tanımlarını geçici örneklere uygulayarak ve karışıklık matrisini hesaplayarak öğrenilmiş kavramları deneyen tümevarım metodu.

conceptual clustering: kavramsal gruplandırma, [31.01.08], Nesneleri, olayları ya da gerçekleri basit ve açıklayıcı kavramlar aracılığıyla tanımlayan sınıflar içinde düzenleme. NOT: Aynı zamanda denetimsiz öğrenme ve büyük parçalara ayırmaya da bakınız.

conceptual level: kavramsal düzey, [17.02.01], Bir bilgi sisteminin ayrıntılı genel bir anlatımını veya varlık dünyasını tanımlayan, bilginin işlenmesi ve yorumlanması ile uğraşan bütün yönleri göz önünde bulundurma düzeyi.

conceptual model: kavramsal model, [17.02.02], Varlıklar ve varlıkların ilişkileri yoluyla genel anlatım özelliklerinin gösterimi.

conceptual schema language: kavramsal şema dili , [17.07.02], Tanım, komut, koşul vb. eylemler bakımından önerileri bunların yönetimini ifade etmek amacı ile gerekli tüm dil yapılarının içinde bulunması ile bir bilgisayar tarafından, aynı zamanda bir insan tarafından parçalara ayrılabilen veri tabanı dili.

conceptual schema: kavramsal şema, [17.02.03], Genel bir anlatım için tutulan gerekli önerileri ifade eden cümlelerin tutarlı grubu.

conceptual subschema: kavramsal alt şema , [17.02.04], Bir veya daha fazla uygulama için kavramsal şemanın parçası.

conceptual system design: kavramsal sistem tasarımı , [20.03.02], Sistemin oluşturulmasında sistem organizasyonunun mantıksal yönlerinin, işlemlerinin ve sistem içinde bilgi akışının belirlenmesi ile ilgili bir sistem tasarımı etkinliği.

conclusion part: sonuç bölümü, [28.02.28], bkz. right-hand side

concrete syntax: somut söz dizimi, [26.06.01], Verinin açık bir şekilde gösterilmesini somutlaştıran ve verinin biçimsel belirtiminde kullanılan kuralların tümü.

concurrent: koşut zamanlı, [03.02.04], Ortak kaynakları dönüşümlü olarak paylaşmak zorunda olabilecekleri, ortak bir zaman aralığı içerisinde yer alan süreçlere uygun olan. ÖRNEK: Bir tek komut denetim birimine sahip olan bir bilgisayarda çoklu programlamayla gerçekleştirildiğinde bazı programlar koşut zamanlıdır.

condition part: koşul bölümü, [28.02.27], bkz. left-hand side

conditional entropy: koşullu entropi, [16.04.04], Karşılıklı dışarlanan olayların sonlu bir kümesindeki olayların ortaya çıkışı verildiğinde, karşılıklı dışarlanan olayların sonlu diğer bir kümesindeki olayların koşullu bilgi içeriğinin ortalama değeri.

conditional expression: koşullu deyim, [15.05.14], Değerlendirilmesi, izleyen yürütme sıralarını seçmek için kullanılan deyim.

conditional implication: koşullu gerektirme, [02.05.16], bkz. implication

conditional information content: koşullu bilgi içeriği, [16.04.02], Bir y olayının ortaya çıkışı verildiğinde x olayının ortaya çıkması ile ilgili bilginin nicel bir ölçüsüdür ve y olayı verildiğinde x olayının ortaya çıkmasının koşullu olasılığı p(x/y)’nin tersinin logaritmasına eşittir.

conditional jump instruction: koşullu sıçrama komutu, [07.09.29], Sıçrama eylemi için bir koşul belirleyen sıçrama komutu.

conditional statement: koşullu deyim, [15.05.13], Bir veya daha fazla uygun koşulu, koşul deyimine bağlı olan deyimlerin kümelerinden birini gerçekleştirmek amacıyla seçen veya hiçbirini seçmeyen birleşik deyim. ORNEK: Pascal dilinde, “if” deyimleri ve “case” deyimleri koşullu deyimlerdir.

conference call: konferans çağrısı, [27.03.09], Katılımcıların etkileşimli görüşme yapmasına ve faks kullanmasına olanak tanıyan telefon hatları ile bağlanılan tele konferans.

confidence factor: güven faktörü, [28.02.03], bkz. certainty factor

confidentiality: gizlilik, [08.01.09], Verilere yetkisiz kişilerin, uygulamaların veya diğer varlıkların ulaşımına izin verilmemesi veya kapatılması derecesini gösteren veri özelliği.

configuration: konfigürasyon, [01.01.26], Bir bilgi işleme sisteminin yazılım ve donanımının düzenlendiği ve birbirine bağlandığı yöntem.

configuration control board: konfigürasyon denetim kurulu, [20.07.08], Bir uygulamanın temel geliştirme çalışmasına getirilen olumlu ya da olumsuz bütün değişiklikleri değerlendiren uzman personel.

confirm primitive: onay temel öğesi, [26.03.19], Aynı hizmet erişim noktasındaki istek temel öğesi tarafından önceden başlatılan bir işlemin tamamlandığını göstermek için bir hizmet kullanıcısı tarafından yayımlanan temel öğe.

confirmability: onaylanabilirlik, [07.12.22], Bir programın tüm parçaları kolaylıkla test edilebilecek şekilde tasarlanma ve yapılandırılma derecesinin bir ölçüsü.

conflict resolution: uyuşmazlık çözümü,[28.03.22], Kural tabanlı bir sistemde çoklu eşleştirme problemini en uygun kuralı seçerek çözme. NOT: İki kuralın uyuşmayan bildirimler üretmesi durumunda örüntü eşleştirmede ya da kuralın sol tarafında çoklu eşleşmeler ortaya çıkabilir.

confusion matrix: karışıklık matrisi, [31.02.18], Geçici örneklerin doğru ve yanlış sınıflamalarının sayısını bir kurallar kümesi ile kaydetmek için kullanılan matris.

conjunction: birleşme, [02.05.11], Yalnızca işlem gören terimlerden herbiri Boole değeri olarak 1’e sahipse, Boole işleminin sonucu Boole değeri olarak 1 olan işlemdir. NOT: Bu bölümün sonundaki Boole işlemleri tablosuna bakınız.

connected-words recognition: birleşik sözcükleri tanıma, [29.02.08], bkz. continuous-speech recognition

connection: bağlantı, [09.07.03], Veri iletimi için işlevsel birimler arasında kurulan işbirliği.

connection: bağlantı, 1. [15.06.17], (Programlama dillerinde) Özellikle eş zamanlı olmayan yordamlara yapılan yordam çağırma deyimleri gibi modüller arasında etkileşimi mümkün kılan bir teknik. 2. [26.04.02], (OSI’de) Veri iletimi amacı ile belirli bir katman tarafından, bir üst katmandaki iki ya da daha fazla varlık arasında tesis edilen işbirliği ilişkisi.

connection science: bağlantı bilimi, [34.01.01], bkz. connectionism

connection strength: bağlantı gücü, [34.03.02], bkz. connection weight (in neural networks)

connection updates per second: saniye başına bağlantı güncelleme, [34.03.15], Öğrenme modunda saniyede güncelleme yapılan sinirsel bağlantı sayısı.

connection weight : bağlantı ağırlığı, [34.03.02], (Sinir ağlarında) Bir yapay sinirin giriş değerini, diğer giriş değerleri ile birleşmeden önce çoğaltan katsayı.

connectionism: bağlantıcılık, [34.01.01], Öğelerden her birinin çok sayıda diğer öğeye bağlandığı ve aralarında basit mesajların değiştiği bir basit işlem öğeleri ağı tarafından karmaşık hesaplamaların yapıldığı ve bu gibi çok sayıda öğe arasında paralel işlemin yapıldığı yapay zekâya ait disiplinler arası bir yaklaşım. NOT: Bağlantıcılık, insan beyni gibi biyolojik sinir sistemlerinin çalışmasından esinlenilerek geliştirilmiştir.

connectionist learning: bağlantıcı öğrenme, [34.03.07], Bir sinir ağındaki yapay sinirlerin bağlantı ağırlıklarındaki değişiklikler aracılığıyla öğrenme.

connectionist model: bağlantıcı model, [34.01.02], İçinde bilgi parçalarının, basit mesajların birbiriyle değiştirilerek iletişim kurulduğu çok sayıda basit işlem öğesinden oluşan bir ağ tarafından toplu bir şekilde temsil edildikleri ve karmaşık hesaplamaların çok sayıda bu tür öğe arasında dağıtılmış paralel işlem aracılığıyla yapıldığı akıllı etkinikler için bir hesaplama modeli. NOT: Bağlantıcı modeller, bilgi gösterimi, model tanıma, bilgisayarla imgeleme, doğal dil anlama, öğrenme (ISO/IEC 2382-31’de

tanımlandığı gibi) ve hareket kontrolü gibi alanlara kullanılır.

connectionless transmission: bağlantısız modda iletim, [26.04.05], bkz. connectionless-mode transmission

connectionless-mode transmission: bağlantısız modda iletim, [26.04.05], Bir kaynak hizmet erişim noktasından bir ya da daha fazla hedef hizmet erişim noktalarına bir bağlantı tesis edilmeksizin tek bir veri biriminin iletilmesi.

connection-mode transmission: bağlantı modunda iletim, [26.04.04], Bir kaynak hizmet erişim noktasından bir ya da daha fazla hedef hizmet erişim noktasına bir bağlantı aracılığıyla veri birimlerinin iletilmesi. NOT: Bağlantı, veri iletiminden önce kurulur ve veri iletiminden sonra sonlandırılır.

connection-oriented transmission: bağlantı modunda iletim, [26.04.04], bkz. connection-mode transmission

connectivity: bağlanabilirlik, [01.03.27], Bir sistem veya aygıtın başka sistemlere veya aygıtlara değişiklik yapılmaksızın bağlanabilme özelliği.

connectivity: bağlanabilirlik, [18.05.02], [18.05.03], 1. Belirli bir bilgisayar ağına eklenecek olan aygıtın veya sistemin yeteneği. 2. İki aygıtı birbirine bağlamanın her zaman mümkün olduğu bir bilgisayar ağı özelliği.

consecutive: ardıl, [03.02.06], Bir süreçte, aralarında herhangi başka bir olay oluşmaksızın biri diğerini izleyen iki olaya uygun olan.

consistent generalization: tutarlı genelleme, [31.02.13], Bir kavramsal sınıfa ait bir grup ya da tüm olumlu örnekleri içeren ve bu sınıfın tüm olumsuz örneklerini dışarıda tutan kavram genelleme.

console : konsol , [12.08.17], (İşletmen) Bir işletmen ile bir bilgisayar arasında iletişim kurmak için kullanılan aygıtları içeren işlevsel birim.

constant: sabit, [15.03.05], Bir tanıtıcı, bir veri özellikleri grubu, bir veya daha fazla adres ve yalnızca bir veri değerinden oluşan bir bildirim veya dolaylı bildirim tarafından tesis edilen dörtlü.

constant function: sabit işlev, [22.03.14], Bir rakamın girilmesini ve tekrar kullanılması için tutulmasını sağlayan işlev.

constraint: kısıtlama, [15.04.24], Bir veri türünün aralığını veya işlemlerini kısıtlayan veri türü uyarlaması.

constraint rule: kısıtlama kuralı, [28.02.31], Problem uzayının belirli bir bölümünde arama yapmayı sınırlandıran kural. NOT: Kısıtlama kuralları uzman sistemlerde ve kural tabanlı sistemlerde etkili bir denetim mekanizması olabilir.

constraint-based generalization: kısıtlama tabanlı genelleme, [31.02.14], Verilen bir gerçek ya da olayı açıklamak için kullanılan kavramlar üzerine olan kısıtlamaları karşılayan kavram genelleme.

consultation: danışma, [28.04.11], (Yapay zekada) Bilgi tabanlı bir sistem ile yardım arayan bir kullanıcı arasında, genellikle bir soru yanıt diyaloğundan oluşan çevrimiçi etkileşim.

contact bounce: anahtar sıçraması, [21.04.04], Bir anahtarı açarken ya da kaparken istenmeyen bir bağlantı yapılması ve bağlantının istenmeyerek kesilmesi.

contact input: anahtar girişi, [21.05.01], Bir anahtarı açma ya da kapatma yoluyla üretilen ve bir aygıta giriş olarak uygulanan ikili giriş. NOT: Anahtar mekanik ya da elektronik olabilir.

contact interrogation signal: anahtar sorgulama sinyali, [21.04.03], Değerleri anahtarın açık ya da kapalı olduğunu gösteren sinyal.

contact protection: anahtar koruması, [21.04.02], Aşırı akıma ya da aşırı gerilime karşı mekanik anahtarların korunması.

contamination: kirlenme, [08.05.44], Bir güvenlik sınıflandırması veya güvenlik kategorisine ait verinin daha alt düzey güvenlik sınıflandırması veya güvenlik kategorisine ait veriye girilmesi.

content: içerik , [32.03.02], (Elektronik postada) İleti aktarma sistemi tarafından ileti aktarma esnasındaki dönüştürmelerden başka iletinin incelenmeyen ve düzeltilmeyen bölümü. NOT 1: Bazı ileti türlerinde içerik bir başlık ve bir gövdeden oluşur.

content addressable storage: çağrışımlı bellek, [12.02.27], bkz. associative storage

content coupling: içerik bağlaştırma, [07.12.18], Bir modülün bir başka modülün koduna başvurduğu ya da kodunu değiştirdiği bağlaştırma.

content type: içerik türü, [32.03.08], İçeriğin tamamının semantik ve sözdizimini tanımlayan zarf bölümü. ÖRNEK: Düz metin, ASN.1, SGML.

content-addressable storage: içerik adreslenebilir depolama, [34.02.33], bkz. associative storage

contention: çekişme, [09.06.25], Aynı iletim kanalı üzerinde aynı zamanda iki veya daha fazla veri istasyonunun iletim girişiminde bulunduğunda ortaya çıkan koşul.

contention: çekişme, [25.02.03], Bir yerel alan ağında, iki ya da daha fazla veri istasyonunun ortam erişim denetim protokolü aracılığıyla rastlantısal olarak iletim başlatmalarına izin verilmesi ve böylece çarpışma riski oluşması durumu.

contiguous-words recognition: yakın sözcükleri tanıma, [29.02.07], Normal konuşma durumlarına ek olarak gelen, beklemelerle ayrılmış konuşulan sözcük dizilerini tanıma. NOT: Bekleme olmaksızın tam olarak ifade edilen sözcük dizileri, örneğin, bir yazdırmada olduğu gibi, dil bilgisi söz dizimleri.

contingency plan: beklenmedik durum planı, [08.07.13], Yedekleme işlemleri, acil karşılık verme ve afet sonrası kurtarma için plan.

contingency procedure: beklenmedik durum işlemi, [08.06.20], Beklenmedik ancak tahmin edilebilen bir durum meydana geldiğinde bir sürecin normal aşamalarına alternatif olarak kullanılabilen işlem.

continuation test: devam etme testi, [07.03.12], Bir döngü denetiminde DOĞRU koşulun yinelemenin devam etmesi ve YANLIŞ koşulun yinelemenin sonlandırılması gerektiğini belirttiği test. ÖRNEK: Pascal’da devam etme testinin döngü denetim değişkeni “while” cümlesindedir.

continuous forms: sürekli form, [12.07.24], Yazıcıya sürekli ya da kesintisiz olarak yüklenen boş kağıt ya da formlar.

continuous-speech recognition: sürekli konuşma tanıma, [29.02.08], Normal konuşma durumlarındaki ifadeleri tanıma.

contour: eş düzey çizgisi, [13.02.17], Verilen bir niteliğin sahip olduğu aynı değerlere sahip olan ve bir alanın sınırı olarak hizmet edebilecek bir çizgiyi düzenleyen noktalar kümesi. NOT: Çizgi koyulaştırılmış noktalar kümesi olarak gösterilebilir.

control area: denetim alanı, [10.02.14], Bir bilgisayar sisteminde, programların yürütmesini programa koymak ve denetlemek için tasarlanmış bilgisayar programı.

control ball: denetim topu, [13.04.26], Merkezi etrafında dönebilen bir topu kullanan bir konumlandırıcı aygıt veya işaretleme aygıtı.

control breakpoint: denetim kesme noktası, [07.06.23], bkz. code breakpoint

control character: kontrol karakteri, [04.04.01], Amacı biçimi etkilemek, veri iletimini kontrol etmek veya diğer fonksiyonları gerçekleştirmek olan bir karakter. NOT: Bir kontrol karakteri bir grafik karakteri olmamasına rağmen, grafiksel bir gösterime sahip olabilir.

control coupling: denetim bağlaştırma, [07.12.15], Açık amacı diğer modülün çalışmasını etkilemek olan, bir modülün bir başka modüle veri geçtiği bağlaştırma.

control flow: kontrol akışı, [15.08.02], Çalışma sırasının bir program içinde yer alabileceği yol. NOT: Tüm kontrol akışlarının kısaltması bir iş akış şeması ile temsil edilebilir.

control flow diagram: denetim akış diyagramı, [07.09.49], Bir programın yürütülmesi esnasında işlemlerin gerçekleştirilebileceği tüm olası diziler kümesini gösteren diyagram.

control flow graph: denetim akış çizgesi, [07.09.49], bkz. control flow diagram

control frame: denetim çerçevesi, [25.03.12], Bir katman ya da alt katman tarafından başka bir sistemdeki aynı

katman ya da alt katmanın bir öğesine gönderilen ancak üst katman ya da üst katmanın alt katmanlarına geçmeyen çerçeve. ÖRNEK: Bir ortama erişim denetim çerçevesi.

control language: denetim dili, [10.02.09], bkz. command language

control program: denetim programı, [10.02.15], Bir bilgisayar sistemindeki programların yürütülmesini zamanlamak ve yönetmek için tasarlanmış bilgisayar programı.

control station: denetim istasyonu, [09.06.36], Temel mod bağlantı denetiminde, ana istasyonu atayan ve oylama, seçme, sorgulama ve geri kazanım işlevlerini denetleyen veri istasyonu.

control-flow trace: denetim akışı izleme, [07.06.09], bkz. execution trace

controlled access system: denetimli erişim sistemi , [08.04.19], Fiziksel erişim denetimini otomatik hale getiren yöntemler. ÖRNEK: Manyetik şeritli yaka kartları, akıllı kartlar, biyometrik okuyucular.

controlled maintenance: denetimli bakım, [14.03.03], Hizmetin hedeflenen kalitesinin, asgari ya da azaltılmış bakım ile elde edilebilmesi için bir denetim planını temel alan bakım.

conversational language: konuşma dili, [07.01.25], bkz. interactive language

conversational mode: konuşma modu, [10.03.03], İki insan arasındaki diyaloga benzer şekilde bir kullanıcıyla sistem arasındaki girişler ve yanıtlar dizisi şeklinde oluştuğu bir bilgisayar sistemi işlem modu.

convert : dönüştürmek, [06.03.06], (f.) Verinin anlamını değiştirmeksizin belirli kurallara göre gösterim biçimini değiştirmek. ÖRNEK: Taban dönüştürme, kod dönüştürme,

örnekselden sayısala dönüştürme, ortam dönüştürme.

coordinate graphics: koordinat grafiği, [13.01.11], bkz. line graphics

copy : kopyalamak, [06.01.03], (f.) Veriyi değiştirmeden bir kaynaktan, okumak ve kaynaktan farklı da olabilen başka bir veri ortamına yazmak. ÖRNEK: Bir manyetik şerit üzerindeki bir dosyayı manyetik disk ortamına kopyalamak.

copy protection: kopya koruması, [08.08.01], Veri, yazılım veya sabit yazılımın yetkisiz olarak kopyalanmasını tespit etmek ve engellemek için özel tekniklerin kullanılması.

copy recipient: kopya alıcısı, [27.01.16], [32.08.04], Bir iletinin gönderilmesinin birincil olarak plânlanmadığı fakat bilgi verilmek amacı ile dağıtım listesine dahil edilen alıcı. NOT: “carbon copy – bilgi için” sözcük grubundan türetilen “cc” kısaltması bir kopya alıcısını belirlemek için kullanılır.

core : çekirdek , [12.01.30], (Manyetik) Depolama amacıyla kullanılan kabarık bir çeşit manyetik malzeme.

core image: çekirdek görüntü, [10.02.13], bkz. storage image

coroutine: eş yordam, [15.06.04], Bir çalışmadan sonra tekrar çağrıldığı zaman önceki çalışmasına döndüğü konumdan devam eden bir alt program.

corrective maintenance: onarıcı bakım, [14.03.01], Bir bozukluğun tespitinden ya da bir arızanın ortaya çıkmasından sonra gerçekleştirilen ve bir işlevsel birimi istenen bir işlevi gerçekleştirebileceği bir duruma getirmek için yapılan bakım.

correctness proving: doğruluk ispatlama, [07.07.27], Bir programın semantiğinin, bu programın belirtimleri ile tutarlı olduğunun biçimsel matematik gösterimi.

correspondent entities: birbiri ile ilgili varlıklar, [26.04.03], Bir sonraki alt katmanda birbiri arasında bağlantı olan aynı katmandaki varlıklar.

countermeasure: karşı önlem, [08.06.03], Kırılganlığı en aza indirmek için tasarlanan eylem, aygıt, yöntem, teknik veya diğer önlem.

country name: ülke adı, [32.05.10], Bir ülkeyi tanımlayan standard bir nitelik.

NOT 1: ISO 3166 strandardına göre ülke adı genel olarak iki harfli bir semboldür.

coupling: bağlaştırma, bağlaşım, [07.12.13], Farklı modüllerin birbirine bağlılığı ve bağımlılığı. NOT 1: Gevşek bağlaştırma çok az ya da hiç birbiriyle bağlantı ya da bağımlılık olmaması anlamına gelir. NOT 2: Bağlaştırma çeşitleri gevşekten sıkıya aşağıdaki gibi sıralanabilir:

􀂃 bağlaştırma yok

􀂃 veri bağlaştırma

􀂃 denetim bağlaştırma

􀂃 dış bağlaştırma

􀂃 ortak çevre bağlaştırma

􀂃 içerik bağlaştırma

NOT 3: Bağlılık ile karşılaştırılmalıdır.

covert channel: gizli kanal, [08.05.45], Verinin güvenlik politikasını ihlal edecek şekilde aktarılmasında kullanılabilen iletişim kanalı.

CPU: [01.03.01], bkz. processing unit

credentials: güven belgesi, [08.01.14], Bir varlığın öne sürülen kimliğinin onaylanması için aktarılan edilen veriler.

credit/blame assignment: güven/sorumluluk ataması , [31.03.21], Bir amacın gerçekleştirilmesinin başarı ya da başarısızlığından sorumlu karar ya da işleçleri belirleme.

critical section: kritik kısım, [15.07.03], Bir işin bir parçası yürütülürken bu işin diğer parçalarının veya başka işlerin yürütülmesinin engellendiği parça.

cross-assembler: çapraz birleştirici, [07.04.16], Bir programı bir bilgisayarın nesne dilinde birleştirmek için farklı bir bilgisayarı kullanan birleştirici.

crossbar associative network: çapraz çağrışımlı ağ, [34.02.34], bkz. Hopfield network

cross-compiler: çapraz derleyici, [07.04.25], Bir bilgisayarı kullanarak bir programı farklı bir bilgisayarın amaç diline derleyen derleyici.

crosstalk: çapraz girişim, [21.03.23], Bir devre içinde başka bir devreden istenmeyen bir enerjinin aktarılmasının neden olduğu bozucu etken.

cryogenic storage: soğuğa dayalı bellek, [12.03.03], Çok düşük ısılarda, belirli malzemelerin süper iletken ve manyetik özelliklerini kullanan bellek aygıtı.

cryptanalysis: şifre çözümleme, [08.03.06], Düz metin gibi anlamlı bilgi türetilmesi amacıyla, bir şifrelemeyle ilgili sistemin, girdilerinin veya çıktılarının ya da her ikisinin çözümlenmesi.

cryptanalytical attack: şifre kırmaya yönelik analitik saldırı, [08.05.20], bkz. analytical attack

cryptographic system: şifrelemeyle ilgili sistem, [08.03.05], Şifreleme ve şifre çözme araçlarının yönetimini sağlamak için birlikte kullanılan belgeler, aygıtlar, donanımlar ve beraberindeki teknikler.

cryptography: şifreleme bilim dalı (kriptografi), [08.03.01], Verinin anlamsal içeriğini gizlemek, yetkisiz kullanımını önlemek veya tespit edilemeyen değişiklikleri engellemek için veri dönüşümüne ait prensipler, araçlar ve metotları kapsayan disiplin.

cryptosystem: kripto sistemi, [08.03.05], bkz. cryptographic system

CSMA/CA network: CSMA/CA ağı, [25.02.02], bkz. carrier sense multiple access collision avoidance network

CSMA/CD network: CSMA/CD ağı, [25.02.01], bkz. carrier sense multiple access collision detection network

CUD: CUD, [09.08.14], bkz. closed user group

CUPS: CUPS, [34.03.15], bkz. connection updates per second

current pointer: etkin işaretçi, [17.03.15], Veri işlenen (cari) kaydın konumunu belirleyen veri işleme dili deyiminin yürütülmesinde, gerekirse güncelleştirilebilen işaretçi.

cursor: imleç, [13.05.09], Bir görüntü uzayında bir sonraki verinin ortaya çıkacağı yer gibi özel bir uzay konumunu işaret eden hareket edebilir, normal olarak görülebilir referans nokta. NOT: Birden fazla imleç bulunabilir.

cursor : imleç , [17.04.16], (Veri tabanlarında) Bir ilişkisel veri tabanında tablo içinde hareket etmek için kullanılan çizelgedeki satıra işaret edici. NOT:

SQL’de etkin kaydın üzerinde bulunan işaretçiye imleç denilir.

curve follower: eğri okuyucu, [12.08.16], Eğri biçiminde gösterilen veriyi okuyan girdi birimi.

curve generator: eğri üretici, [13.04.19], Bir eğrinin kodlanmış gösterimini, görüntülemek için eğrinin grafik gösterimine dönüştüren işlevsel birim.

cut and paste: kes ve yapıştır, [23.04.17], Kullanıcının, bir belgeden metin ya da grafiği aynı ya da farklı bir belgede kullanmak için bir geçici taşıma panosuna kopyalamasına ya da taşımasına olanak sağlayan işlev.

cut-off: kesme, [28.03.30], bkz. pruning

cutover: başka sisteme aktarma, [20.04.04], Belirlenen bir anda sistem işlevlerinin mevcut sistemin yerine kullanılacak sisteme aktarılması.

cycle time: çevrim süresi, [12.02.36], Bir bellek aygıtının ardışık okuma/yazma çevrimlerinin başlangıçları arasındaki en az zaman aralığı.

cyclic shift: döngüsel kaydırma, [02.11.04], bkz. end-around shift.

cylinder: silindir, [12.05.03], Bir disk paketi içinde bulunan ve verilen bir konumda bulunan tarağın tüm manyetik kafaları tarafından erişilebilen izler kümesi.


ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ