Sara Hocam

Bilişim Sözlüğü – B

Bilişim Sözlüğü – B

Merhaba arkadaşlar bu bölümde sizlere bilişim sözlüğü paylaşacağız. Her yazımızda bir harfi paylaşmak istedik. Dilerseniz yazımızın devamında B harfi ile olan sözlük kısmını okuyabilirsiniz. Bir önceki harf ile ilgili yazımıza ulaşmak için linke tıklamanız yeterlidir. Dilerseniz de indir butonuna tıklayarak word dosyası olarak indirebilirsiniz.

back propagation: geri yayılma, [34.03.17], Çok katmanlı bir ağda, ağın çıkış katmanından giriş katmanına doğru bağlantı ağırlıkları ayarlamasının katman

katman yayılması. NOT: Tipik olarak geri yayılma hata düzeltme öğrenmesi ile

bağlantılı olarak kullanılır.

backbone : omurga , [18.02.14], Bir bilgisayar ağında, uç düğümleri ve diğer alt ağları birleştiren ve yüksek hızlı veri iletişimi ile karakterize edilen bir alt ağ.

backbone network : omurga ağı

background image: arka plan görüntüsü, [13.05.65], Belirli bir işlem dizisi boyunca değişmeyen, biçim kaplama gibi bir ekran görüntüsünün bir bölümü.

background tile: arka plan döşemesi, [13.05.48], Pencere içeriği kaybolduğunda veya geçersiz olduğunda pencereye ait bölgeleri doldurmak için kullanılan döşeme.

back-propagation network: geri yayılma ağı, [34.02.30], Öğrenme esnasında bağlantı ağırlıklarını ayarlamak için geri yayılmayı kullanan çok katmanlı ağ.

backspace: geriye almak, [12.01.28], [12.01.29], 1. (f.) Bir veri ortamını geriye, belirlenen bir uzaklığa geri getirmek. ÖRNEK: Bir delikli şeridi bir şerit satırı öncesine taşımak, bir manyetik şeridi bir öbek geri almak 2. (f.) Yazma ya da görüntüleme satırı üzerinde, konum belirticisini bir konum geriye almak.

backtracking: geri yönde izleme, [28.03.29], Kabul edilemez bir sonuca doğru götüren bir seçeneğin, aramayı başka bir seçim yapmak için önceki bir duruma geri çevirmesine neden olduğu bir arama yordamı. NOT: O ana kadar uygulanmakta olan komutlar geri dönülemez yan etkilere sahip olabileceğinden, daha önceki durum her zaman başarılı bir şekilde yeniden oluşturulamayabilir.

backup: yedek, [12.01.17], (s.) Bir sistemi çalışır durumda tutmaya, kaybolan ya da zarar görmüş veriyi geri almaya yardımcı olmak için kullanılan donanım, teknik ya da yöntemle ilgili olma.

backup file: yedekleme dosyası, [08.07.05], Daha sonra veri yeniden oluşturulmasını mümkün kılmak için yapılmış yedek dosya. ÖRNEK: Dosyanın farklı bir yerde saklanmış bir kopyası.

backup procedure: yedekleme işlemi, [08.07.04], Bir aksaklık veya felaket olması durumunda verinin yeniden oluşturulmasını sağlayan işlem. ÖRNEK: Yedekleme dosyalarının yapılması.

backward chaining: geri yönde zincirleme, [28.03.08], Doğruluk değerine karar verilecek bir amaç kural ile başlayarak ve bir sistemin kuralları boyunca bir soruya yanıt verilinceye, önceden depolanmış bir sonuç bulununcaya, bir çelişki ile karşılaşıncaya ya da doğru değere karar verilemeyeceği anlaşılana kadar geri yönde giderek elde edilen sonuç çıkarmaların sırasını düzenleyen yinelemeli yordam.

backward channel: geri aktarım kanalı, [09.03.16], İleri aktarım kanalı ile iletimin aksi yönünde ilişkilendirilen ve yönetim veya hata denetleme sinyalleri için kullanılan bir iletim kanalı. NOT: Her iki yönde eş zamanlı veri aktarımı durumunda, bu tanım dikkate alınan veri kaynağına uygulanır.

backward LAN channel: geriye dönük LAN kanalı, [25.03.04], Bir geniş bantlı LAN’de, veri istasyonlarından yönlendirici istasyona veri iletimi için ayrılan kanal.

backward recovery: geri yönde kurtarma, 1. [07.06.36], Bir sistem, program, dosya, veritabanı ya da diğer bir kaynağın gerekli işlevleri gerçekleştirebildiği önceki bir duruma getirildiği kurtarma çeşidi. ÖRNEK: Bir dosyanın verilen bir duruma, bu durumda olduğu zamandan beri dosyaya yapılan değişiklikleri geriye alarak yeniden getirilmesi. 2. [08.07.06], Daha sonraki bir sürümü ve günlük kayıt dosyasını kullanarak verinin eski sürümünün yeniden oluşturulması.

backward search: geriye doğru arama, [23.04.15], Bir belge içinde herhangi bir konumdan belgenin başlangıcına doğru arama yapmaya olanak sağlayan işlev ya da mod.

bacterium: bakteri, [08.05.50], Elektronik posta yolu ile her alıcının dağıtım listesindeki herkesin adresine kendisini göndermesiyle yayılan bir program.

bad sectoring: hatalı sektör oluşturma, [08.08.04], Kopyalama koruması için, hatalı sektörlerin bilerek disk üzerine yazılması tekniği.

balanced error: dengeli hata, [02.06.10], Ortalama değeri sıfır olan bir hata kümesi.

balanced tree: dengelenmiş ağaç, [04.10.07], İçinde her bir düğümün yakın alt ağaçlarının yüksekliklerinin farkı en fazla bir olan ağaç.

band: bant, [12.05.01], Bir manyetik tamburun ya da manyetik diskin bir yüzeyi üzerinde paralel olarak okunan ya da yazılan bir grup iz.

band (belt) printer: bant (kemer) yazıcı, [12.07.15], Yazma karakter kümesinin esnek bir bant (kemer) üzerinde taşındığı vuruşlu yazıcı.

bar code: çubuklu kod, [12.01.55], Değişik kalınlık ve ayrımdaki paralel çubuklar tarafından gösterilen ve ters tarama ile okunan karakterleri gösteren kod.

bar printer: çubuk yazıcı, [12.07.08], Yazma vuruşlarının bir yazma çubuğu üzerinde yapıldığı vuruşlu yazıcı.

barge in : karışmak , [29.02.25], (f.) Ses uyarıcı üzerinden konuşulmasına rağmen doğru bir şekilde anlaşılmak ve uygun bir şekilde yanıt verilmek. NOT: Genellikle, sisteme söylenecek şeyi bilmek için, tecrübeli kullanıcılar her bir uyarıcının bitmesini beklemeye gerek duymazlar.

base: taban, 1. [05.03.01], Bir numaralama sisteminde, temsil edilen sayıyı belirlemek üzere verilen bir sayıyla üssü alınan ve ardından mantisle çarpılan sayı. ÖRNEK: 3,15 x 103 = 3150 ifadesindeki 10 sayısı. 2. [05.04.10], bkz. radix

base address: taban adres, [07.09.34], Adreslerin hesaplanmasında başlangıç noktası olarak kullanılan adres.

base type: temel tür, [15.04.23], Bir alt türün indirgendiği veri türü. NOT: Üst türün karşıtıdır.

baseband: ana bant, [09.03.11], Bir sinyal tarafından veya bir ayarlayıcı tarafından değiştirilmemiş olan çoklanmış sinyaller kümesi tarafından işgal edilen bant frekansı.

baseband LAN: ana bant LAN, [25.01.02], Verinin kodlandığı ve bir taşıyıcı modülasyonu yapılmadan iletildiği yerel alan ağı.

based literal: temel ifade, [05.02.06], Kök olarak kullanılan bir sayıyı açıkça ifade edecek bir biçimde göstermek üzere kullanılan nümerik ifade. ÖRNEK: Ada programlama dilinde, 16#F.FF#E+2, ondalık ifade 4095’i gösteren bir on altılık gerçel ifadedir.

baseline: referans satırı, [23.02.09], bkz. reference line

basic format: varsayılan biçim, [23.06.07], bkz. default format

basic mode link control: temel mod bağlantı denetimi, [09.06.30], Bilgi değişimi için 7-bit kodlu karakter kümesinin standart kontrol karakterlerini kullanarak karakter tabanlı protokol yoluyla veri hatlarının denetimi.

batch processing: toplu işlem, [10.03.01], Kullanıcının, işlem ilerledikçe daha fazla etkileyemeyeceği şekilde, toplu işlerin gerçekleşmesi veya verinin işlem görmesi.

batch training: toplu eğitim, [34.03.20], Bağlantı ağırlıklarının yalnızca her bir öğrenme sırası sunulduktan sonra ayarlandığı eğitim.

batch-processing environment: toplu işlem çevresi, [07.11.08], Her girdinin geldiğinde işlenmesinden ziyade giriş verisinin toplanıp gruplar halinde işlendiği işletim çevresi.

batery powered calculator: pilli hesap makinesi, [22.02.04], Enerjisini yalnızca bir kimyasal pilden, güneş pilinden ya da yeniden doldurulabilir pilden alan hesap makinesi.

baud: Baud (saniyede gönderilen bit sayısı), [09.05.20], Bütün elemanların eşit uzunlukta olduğu ve her elemanın bir veya daha fazla biti temsil ettiği yerde her saniyede geçen sinyal elemanlarının sayısına eşit modülasyon hız birimi. NOT: Sinyal elemanı başına birden fazla bit taşınması nedeniyle 1200 bit veya yukarısında bazı modem aygıtları için baud olarak ifade edilen modülasyon hızı genellikle bit hızından daha düşüktür.

BCD notation: BCD notasyonu, [05.07.01], bkz. binary-coded decimal notation

beaconing station: arıza bildirim istasyonu, [25.04.05], Bir halka ağdaki önemli hataları ağdaki diğer istasyonlara haber veren veri istasyonu.

before-image: düzeltme öncesi kopya , [17.08.12], Bir kaydın veya bir bloğun bir düzeltme işleminden önceki kopyası.

beginning-of-file label: dosya başı etiketi , [04.09.09], bkz. header label

beginning-of-tape marker: şerit başlangıç işareti, [12.04.01], Manyetik şerit üzerindeki, kaydedilebilir alanın başlangıcını belirtmek için kullanılan bir işaret. ÖRNEK: Işık yansıtan bir şerit, şeridin saydam kısmı.

beginning-of-volume label: birim başı etiketi, [04.09.07], bkz. volume label

belief : inanış , [28.02.02], (Yapay zekada) Doğruluğu bir kesinlik faktörü tarafından ölçülebilen gerçek veya kavramsal dünyanın bir varlığı hakkındaki deyim. NOT 1: İnanış eksik olan bir bilgiden sonuç çıkarmaya yardım eder. NOT 2: Yüksek kesinlik faktörüne sahip olan bir inanış, bir olgu olarak dikkate alınabilir.

BER: [09.06.20], bkz. bit error ratio

best-first search: en iyiyi arama, [28.03.28], Arama sırası boyunca her adımda, bir koldan önceden belirlenmiş bir ölçüt kümesi yoluyla bir amaca doğru tüm olası kolları değerlendiren, değerlendirme sonuçlarına dayalı olarak en iyi arama kolunu seçen arama.

between-the-lines entry: hatlar arasına giriş, [08.05.36], Yetkisiz bir kullanıcı tarafından, o anda etkin olmayan ve yasal bir kullanıcı kaynağıyla bağlantılı bir iletişim kanalına, etkin hatta girme yöntemi ile erişimin elde edilmesi.

bias: sapma, [02.06.11], Bir değerin bir referans değerden sistematik farklılığı.

bias error: sapma hatası, [02.06.12], Sapmadan kaynaklanan hata. ÖRNEK 1: Küçültülmüş bir şerit metrenin neden olduğu hata. ÖRNEK 2: Hesaplamada, kesmenin neden olduğu hata.

bidirectional list: iki yönlü liste , [04.08.04], bkz. symmetrical list

bidirectional search: iki yönlü arama, [28.03.26], Eşzamanlı olarak ileri ve geri yönde zincirleme ile başlayan ve arama yolları çözüm uzayında buluştuğunda ya da tüm olasılıklar bittiğinde duran arama.

binary [N-ary] Boolean operation: [N-li Boole işlemi], [02.05.03], bkz. dyadic [Nadic]

Boolean operation

binary [N-ary] operation: ikili [N-li] işlem, [02.10.05], bkz. dyadic [N-adic] operation

binary [ternary] [octal] [decimal or

denary] [duodecimal] [sexadecimal or

hexadecimal] [N-ary]: İkili [Üçlü] [Sekizli] [Onlu] [On ikili] [Onaltılı][N’li] , [02.03.12], 1. İkili [Üçlü]……….[N’li] iki [üç][sekiz][on][on iki][on altı][N]’in mümkün olan farklı değer ve durumlar olduğu, ayrılma, seçim veya koşulla tanımlanır. 2. İki, [üçlü] ……… [N]’li, tabanı (kökü) iki [üç] [sekiz] [on] [oniki] [onaltı] [N] olan sabit tabanlı (köklü) sayı sistemi.

binary arithmetic operation: ikili aritmetik işlem, [02.07.01], İşlenenler ve sonuçların ikili sayı sisteminde gösterildiği aritmetik işlem.

binary cell: ikili hücre, [12.02.07], İkili bir karakteri saklayabilecek bir bellek hücresi.

binary character: ikili karakter, [04.03.10], İkili karakter kümesinin herhangi bir karakteri. ÖRNEK: D (doğru) veya Y (yanlış), E (evet) veya H (hayır).

binary character set: ikili karakter kümesi, [04.01.06], İki karakter içeren bir karakter kümesi.

binary code: ikili kod, [04.02.09], Uygulaması bir ikili kod kümesi oluşturan kod.

binary code element set: ikili kod eleman kümesi, [04.02.13], bkz. Binary code set

binary code set: ikili kod kümesi, [04.02.14], Elemanları bir ikili karakter kümesinden oluşturulan kod kümesi.

binary digit: ikili sayı, [01.02.08], [04.03.09 (01.02.08)], bkz. bit

binary digital signal: ikili sayısal sinyal, [09.02.04], bkz. binary signal

binary notation: ikili notasyon, [05.06.02], Genellikle 0 ve 1 olan iki farklı karakteri kullanan bir notasyon. ÖRNEKLER: D (doğru) veya Y (yanlış), E (evet) veya H (hayır). NOT: İkili notasyon ikili sistemle sınırlı değildir.

binary numeral: ikili gösterim, [05.01.07], İkili sistemde bir rakamsal gösterim. ÖRNEK: 101 bir ikili sayıdır ve V bunun Romen rakamlı eşdeğeridir.

binary numeration system: ikili sayma sistemi, [05.04.17], bkz. binary system

binary operation: ikili işlem, [02.05.01], bkz. boolean operation

binary search: ikili arama, [06.04.05], Eşit sayıda öğelerden oluşan ya da başlangıç kümesinde tek sayıda öğe bulunduğu durumda, birinde diğerinden bir fazla öğenin bulunduğu veri kümeleri üzerinde yapılan iki kesime bölmeli arama

binary signal: ikili sinyal, [09.02.04], İçinde her sinyal elemanının izin verilen iki ayrık değerden birine sahip olduğu sayısal sinyal.

binary system: ikili sistem, [05.04.17], 0 ve 1 şeklinde iki sayıyı ve sabit kök olarak ikiyi kullanan ve en küçük tam sayı ağırlığı 1 olan sabit kök notasyonu. ÖRNEK: İkili sistemde, 110,01 sayısı, ondalık olarak 6,25’e eşit olan 1 x 22 + 1 x 21 + 1 x 2-2’yi göstermektedir.

binary tree: ikili ağaç, [04.10.05], Her bir düğümün alt düzeyde en fazla iki diğer düğümle doğrudan bağlı olduğu bir düzenlenmiş ağaç.

binary-coded decimal notation: ikili kodlanmış ondalık notasyon, [05.07.01], İçerisinde her bir ondalık sayının bir ikili sayı tarafından ayrı ayrı temsil edildiği bir ikili kodlanmış notasyon. ÖRNEK: 8-4-2- 1 ağırlıklarını kullanan bir ikili kodlanmış ondalık notasyonda, 23 ondalık sayısı ikili sistemdeki gösterim 10111’le karşılaştırıldığında 0010 0011 şeklindedir.

binary-coded decimal representation: ikili kodlanmış ondalık gösterim, [05.07.01], bkz. binary-coded decimal notation

binary-coded notation: ikili kodlanmış notasyon, [05.06.04], Her bir karakterin bir ikili sayı tarafından temsil edildiği ikili notasyon.

bind: ilişkilendirmek, 1. [07.02.24], (f.) Bir tanımlayıcıyı bir programdaki bir başka nesne ile bağlantılandırmak. ÖRNEKLER: Bir tanımlayıcıyı bir değer, adres ya da bir başka tanımlayıcı ile bağlantılandırmak ya da biçimsel parametreler ve gerçek parametreleri birleştirmek. 2. [10.01.11], (f.) (Adres) Bir bilgisayar programında bir sembolik adres veya etiketle bir mutlak adres, görüntü adresi veya aygıt belirleyiciyi birleştirmek.

binding: ilişkilendirme, [07.02.25], Bir tanımlayıcıyı bir programdaki bir başka nesne ile bağlantılandırma süreci.

binding time: ilişkilendirme zamanı, [07.02.26], İlişkilendirmenin gerçekleştiğian. NOT: Ada, PL/I ve C++ gibi hem verimli yürütme hem de esneklik için tasarlanmış programlama dilleri ilişkilendirme zamanı seçeneklerine izin veren birden çok seçenek sağlar.

biometric: Biometri , [08.06.11], Bir kişinin kimliğini geçerlemek için, parmak izi, göz damarlarının izi veya konuşma sesi gibi tek ve benzersiz kişisel özellikleri yansıtan özel niteliklerin kullanımına ait olan.

biquinary code: iki beşli kod, [05.07.04], 0’dan 9’a her bir n sayısının, a=0 veya a=1 olmak üzere ve b=0, 1, 2, 3 veya 4 olmak üzere bir çift a,b sayısı ile gösterildiği ve 5a+b’nin n’ye eşit olacağı bir ifade. NOT: Genellikle, a ve b ikili sistemde temsil edilirler.

bistable (trigger) circuit: iki kararlı (tetikleyici) devre, [03.01.04], İki kararlı durumu olan tetikleyici devre.

bit: bit, ikil [01.02.08], [04.03.09], İkili sayı sisteminde kullanılan 0 veya 1 rakamlarının her biri.

bit density: bit yoğunluğu, [12.01.25], Her bir uzunluk ya da alan birimine kayıtlı bitlerin sayısı.

bit error ratio: bit hata oranı, [09.06.20], Öngörülen zaman diliminde gönderilen, alınan veya işlenen bitlerin toplam sayısının hatalı bit sayısına oranı.

bit position: bit konumu, [05.06.03], Bir ikili notasyonda gösterildiğinde bir sözcükteki bir karakterin konumu.

bit rate: bit hızı, [09.05.17], Bitlerin aktarım hızı. NOT: Bit hızları genellikle saniye başına bit, saniye başına kilobit ve saniye başına megabit ve benzeri şekilde ifade edilir.

bit string: bit dizisi, [04.05.04], Yalnızca bitlerden oluşan dizi.

bitmap: bit eşlem , [13.03.13], bkz. bitplane

bit-oriented protocol: bit yönelimli protokol, [09.06.06], Veri bağlantı denetim işlevlerinin kullanıcı verisinin açık bitler sırası olarak aktarılmasına izin veren çerçevenin belirli konumlarında belirlenen veri bağlantı protokolü. ÖRNEK: Yüksek düzeyde veri bağlantı denetim protokolü.

bitplane: bit düzlemi, [13.03.13], Bir niteliğin varlığını veya yokluğunu gösteren iki boyutlu bit dizisi. NOT: Daha genel nitelik gösterimleri için tercih edilen terim piksel haritasıdır.

blackboard model: kara tahta modeli, [28.03.18], Birkaç bilgi kaynağı tarafından erişilebilen, sonuçlar ya da yeni veriler ile iletişim kurmak için kullanılan ve kara tahta olarak adlandırılan bir paylaşılan çalışma belleğinin kullanıldığı problem çözme modeli.

blank: boşluk, [04.03.11], Grafik karakteri dizisinde boş bir konumu temsil eden karakter. NOT: Boşluk karakteri kavramsal olarak boş karakterden farklıdır fakat özel bir karakter kümesinde ayırt edilmemiş halde olabilir. Örneğin, bazı karakter kümeleri, ayırıcı olarak ele almaksızın iki grafik karakteri arasındaki boşluğu kullanabilen “ara vermeme” işaretini boşluk olarak içermektedir.

blank character: boşluk karakteri, [04.03.11], bkz. blank

blank medium: boş ortam, [12.01.01], Referans bilgisi ya da kullanıcı bilgisi kaydedilmemiş ortam.

blanking: boşluk yapma, [13.03.26], Ekranın bir veya daha fazla görüntü elemanından temizlenmesi.

blind copy recipient: görünmez kopya alıcısı, [32.08.05], [27.01.15], Kimliği aynı iletinin diğer alıcılarına açıklanmayan alıcı. NOT: “blind carbon copy – görünmeyene bilgi için” sözcük gurubundan türetilen “bcc” kısaltması bir görünmez kopya alıcısını belirlemek için kullanılır.

blinking: yanıp sönme, [13.03.27], Bir veya daha fazla görüntü elemanının aydınlanma şiddetinde bilinçli olarak yapılan periyodik değişiklik.

block: blok 1. (metin işlemede), [23.02.13], (Metin işlemede) Üzerinde bir metin işleme işleminin gerçekleştirileceği, kullanıcı tarafından tanımlanmış metin parçası. 2. [04.07.07], (Veri organizasyonunda) Belirli bir amaç için bir birim olarak ele alınan karakter, sözcük veya kayıt dizisi.

block check: blok denetleme, [09.06.19], Verilen kurallara göre bir veri bloğunun yapılandırıldığını belirlemek için kullanılan hata denetleme işlemini parçası.

block copy: blok kopyalama, [23.04.19], Kullanıcının, bir bloğu çoğaltmasına ve onu belgedeki başka bir konuma ya da başka bir belgeye eklemesine olanak sağlayan işlev.

block diagram: blok diyagramı,[01.01.27], İçerisinde blokların ilişkilerini gösteren çizgilerle bağlanmış bloklar aracılığıyla temel parçaların veya fonksiyonların temsil edildiği bir sistem diyagramı. NOT: Blok diyagramlar fiziksel aygıtlarla sınırlı değildir.

block length: blok uzunluğu, [04.07.08], bkz. block size

block move : blok taşıma , [23.04.16], (Metin işlemede) Kullanıcının, bir metin bloğu belirlemesine ve onu aynı belge içinde başka bir konuma ya da başka bir belge içine taşımasına olanak sağlayan işlev.

block size: blok büyüklüğü, [04.07.08], Bir bloktaki baytların sayısı veya uygun bir diğer birim.

block statement: blok deyimi, [15.05.24], Tek bir sözdizimsel birim olarak alınabilen ve bir tanımlayıcıya sahip olabilen herhangi bir sınırlı deyimler dizisi. ÖRNEK: Bir Pascal programı basitçe benzer şekilde tarif edilen bir işlemli bir blok deyimi tarafından izlenilen belirli bir başlık olarak ele alınabilir. NOT 1: Blok deyimi blok yapılı dillerin temel sözdizimsel parçasıdır. NOT 2: Bazı programlama dillerinde (örneğin C++ gibi) “blok” birleşik deyim ile eş anlamlıdır. Diğer programlama dillerinde (örneğin Ada gibi) bu kavrama çok özel bir anlam yüklenir ve bu kavram bildirimleri ve istisnai kullanımları içerebilir. Bir blok deyiminin gerçekleştirilmesi genellikle kapsam ve bir blok deyiminin parçası olarak tanımlanan veri nesnelerinin kullanım süresi üzerinde etkiye sahiptir.

block transfer: blok aktarma, [06.03.02], Bir ya da birden çok veri bloğunu bir tek işlemle aktarma işlemi. NOT: Blok aktarma, veriyi asıl kaynağından silerek ya da silmeyerek yapılabilir.

blocked : engellendi , [07.10.05], (Niteleyici) Görevin geciktirildiği ya da bir olay beklediği bir yürütülebilir görevin görev durumuna ait.

blocking factor: bloklama faktörü, [04.07.09], Bir bloktaki en büyük kayıt sayısı.

block-structured language: blok yapılı dil, [07.01.22], Blok deyimlerinin kullanımını destekleyen programlama dili. ÖRNEKLER: Ada, ALGOL, C, Pascal, PL/I.

body : gövde , 1. [15.06.02], (Programlama dillerinde) Bir modül veya çalıştırılabilir bir deyim parçasından oluşan dil yapısı. 2. [32.03.04], (Elektronik postada) Bazı ileti türlerinde ileti göndericisinin açıkça iletişim kurduğu içerik parçası. NOT 1: Gövde bir veya daha fazla parçadan oluşabilir. body stub : gövde koçanı, [15.06.16], Çalıştırılabilir bir modül parçasının bir alt birimde tanımlandığını işaret eden gövde  şekli.

boilerplate: çekirdek metin, [23.04.05], Çok sayıda belgede yeniden kullanmak için saklanan metin.

Boltzmann machine: Boltzmann makinesi, [34.02.35], Bir olasılık dağıtımına göre döngüsel olarak güncelleştirilen, görünür sinirlere ve gizli sinirlere sahip olan tamamen bağlantılı ağ. NOT 1: Öğrenme esnasında bazı görünür sinirler belirli durumlarda tutulurlar. NOT 2: İstatistiksel termodinamik ve Boltzmann makinesinin dinamik davranışı arasında bir miktar biçimsel eşitlik vardır.

boolean expression : boole deyimi, [15.05.35], Mantıksal bir değerin hesaplanmasını tanımlayan bir dil yapısı.

Boolean function: Boole işlevi, [02.04.02], İki değer alabilen (doğru veya yanlış) ve bağımsız değişken sayısı iki olan bir anahtarlama işlevi. NOT: BOOLEAN” sıfatı İngiliz İngilizcesinde “B”, Amerikan İngilizcesinde “b” ile yazılır.

Boolean operation: Boole işlemi, [02.05.01], 1. İşlemin uygulandığı terimlerden her birinin ve sonucun iki değerden birini aldığı herhangi bir işlem. 2. [02.05.02], Boole cebirinin kurallarına uyan bir işlem. NOT 1: Bu standardınsonundaki çizelgeyi ve her bir Boole işleminin tanımını basitleştirmek için, iki Boole değeri «Boole değeri 0» «Boole değeri 1» olarak gösterilmiştir. Diğer çiftler tanımlarla çelişkiye düşülmeksizin kullanılabilir. NOT 2: Boole işlemi, Boole işleminin kurallarını izleyen bir işlemdir.

Boolean operation table: Boole işlem çizelgesi, [02.12.02], İşlem gören terimlerden her birinin ve sonucun iki değerden birini aldığı işlem çizelgesi.

Boolean operator: Boole işleci, [02.05.04], İşlem uygulanan terimler ve sonucun her birinin iki değerden birini aldığı bir işleç.

Boolean type: mantıksal tür, [15.04.06],bkz. logical type

boot: ön yüklemek, [07.06.44], (f.) Bir bilgisayarı işletim sistemini yükleyerek ve olasılıkla belleği temizleyerek başlatmak.

bootstrap: başlangıç yordamı, [07.06.41], Sürekli kalıcı olan ya da bilgisayara kolayca yüklenebilen ve yürütülmesi işletim sistemi ya da yükleyicisi gibi daha büyük bir programı belleğe getiren bir kısa program.

bootstrap: başlangıç yordamını çalıştırmak, [07.06.42], (f.) Bir başlatma yordamını yürütmek.

bootstrap loader: başlatma yordamı yükleyici, [07.06.43], Bir başlatma yordamını yüklemek için kullanılan kısa bir program.

border: sınır, [13.05.51], Genellikle tüm kenarları aynı kalınlıkta olan ve bir pencereyi (1) çevreleyen çizgi.

borrow digit: ödünç hane, [02.07.10], Bir basamaktaki fark aritmetik olarak eksi olduğunda üretilen ve başka yerde işlem görmek için taşınan sayı. NOT: Bir basamaklı gösterme sisteminde, bir ödünç sayı bitişikteki basamağa daha yüksek bir değerle işlem görmek için aktarılır.

BOT marker: BOT işareti, [12.04.02], bkz. beginning-of-tape marker

bottleneck layer: engel katmanı, [34.02.11], Bir sinir ağını, giriş verisinin yoğun bir gösterimini geliştirmeye zorlayan gizli katman.

bottom-up: aşağıdan yukarıya, [20.01.11], En alt düzeyden başlayan ve en üst düzeye doğru ilerleyen bir metot ya da yordama ait olma.

bounding box: 1. karakter kutusu, [23.02.12], bkz. character box 2. sınırlandırma kutusu, [13.05.60], (Bilgisayar grafiğinde) Bir grafik nesnesinin çevresini saran ve bu grafik nesnesi seçildiğinde ortaya çıkabilen, normal olarak görünür olmayan dikdörtgen.

box diagram: kutu diyagramı, [07.09.50], Sıralı adımlar, yineleme ve koşullu deyimleri temsil eden sıralı ve iç içe kutulardan oluşan denetim akış diyagramı

BPN: BPN, [34.02.30], bkz. Backpropagation network

branch: dal, [18.01.03], Bir ağda, iki düğüm arasındaki doğrudan ara bağlantı. NOT 1: Ağ topolojisinde veya ana hatları ile yapılmış bir düzenlemede, dallar şema üzerindeki çizgilerdir. Bilgisayar ağında, dallar veri hatlarıdır.

breach: bozma, [08.05.17], Bilgisayar güvenliğinin bazı elemanlarının, tespit edilsin veya edilmesin, kullanılmasının engellenmesi veya etkisiz hale getirilmesi ile veri işleme sistemine girme.

breadth-first search: enine arama, [28.03.25], Arama ağacının en yüksek düzeyinden en düşük düzeyine, bir sonraki alt düzeye gitmeden önce bir düzeydeki tüm olası alternatifler boyunca düğümleri denetleyerek amaca ya da önceden belirlenmiş bir duruma ulaşıncaya kadar ilerleyen arama.

breakpoint: kesme noktası, [07.06.20], Bir program, modül veya deyimdeki,  yürütmenin belirli bir koşul ya da olaya bağlı olarak askıya alınabildiği nokta. NOT 1: Bir kesme noktası program başarımı ya da sonuçlarının el ile ya da otomatik olarak izlenmesine izin vermek için ayarlanır. NOT 2: Birden çok kesme noktası olabilir.

bridge: köprü, [18.02.10], Aynı veya benzer ağ mimarilerine sahip olan iki bilgisayar ağını bağlayan işlevsel birim. NOT: OSI (açık sistem ara bağlantısı) modeline uyan bilgisayar ağlarında, bir köprü veri bağlantı katmanında çalışır ve böylece yönlendirme yeteneği sağlamaz.

bridge: köprü, [25.01.12], Aynı mantıksal bağlantı denetim protokolünü kullanan fakat muhtemelen farklı ortam erişim denetim protokolleri kullanabilen iki yerel alan ağını bağlayan işlevsel birim.

bridge input circuit : köprü giriş devresi , [21.05.02], (Süreç denetiminde) Teknik sürecin algılama bileşenleri, köprü devresinin bir bölümü içinde olduğu ve referans bileşenlerin köprü devresinin diğer bölümünde olduğu bir örneksel giriş devresi.

bridge-router: köprü yönlendirici, [18.02.12], bkz. brouter

broadband: geniş bant, [09.03.13], Geniş frekans alanı gerektiren bir uygulama için kullanılan bant frekansı. NOT: Geniş bant her bir farklı amaç için kullanılabilen veya farklı kullanıcılara hazır edilebilen daha dar birkaç banda bölünebilir.

broadband LAN: geniş bantlı LAN , [25.01.03], Verinin kodlandığı, çoklandığı ve taşıyıcı modülasyonu yardımıyla aktarıldığı birden fazla kanaldan oluşan yerel alan ağı.

broadcast: yayımlama, [09.07.06], Aynı verinin tüm varış noktalarına iletilmesi.

broadcast mail yayımlama postası, [27.02.07], Bir bilgisayar ağındaki tüm kullanıcı terminallerine iletilen elektronik posta.

broadcast videography: metin ve görüntü yayını , [27.03.03], bkz. teletext

brouter: köprü yönlendirici, [18.02.12], Bir köprünün ve yönlendiricinin işlevlerini birleştirebilen işlevsel birim.

B-router: B-yönlendirici, [18.02.12], bkz. brouter

browsing: göz atma , [23.03.03], (Metin işlemede) Metin görüntüsüne kaydırarak hızlı bakma.

brute-force attack: kaba kuvvet saldırısı, [08.05.24], bkz. Exhaustive attack

B-tree: B-ağacı, [04.10.08], Kök düğümden uç düğüme uzanan tüm yolların aynı uzunluğa sahip olduğu bir dengeli ağaç türü. NOT 1: Bir B-ağacı şu özelliklere sahiptir: n, B-ağacının düzeyi iken: a: herbir düğüm en fazla 2n sayıda eleman içerir; b: kök düğüm hariç herbir düğüm, en az n eleman içerir; c: herbir düğüm ya uç düğümdür ya da m+1 alt düğüme sahiptir, burada m düğümün elemanlarının sayısıdır. B-ağaçları harici bir depolama aygıtındaki verilere hızlı erişim için kullanılır. Herbir veri elemanına erişim sayısı <= logn+1(m) dir.

bubble chart: balon şema, [07.09.52], Öğelerin daireler (balonlar) ile gösterildiği ve ilişkilerin daireler arasında çizilen bağlantılar olarak temsil edildiği diyagram.

bubble memory: kabarcık bellek, [12.03.06], Hareketli, kalıcı olan ve değiştirilebilir ince film biçiminde silindir şekilli mıknatıslanmış alanları kullanan manyetik bellek.

bug seeding: hata yerleştirme, [07.07.32], bkz. error seeding

built-in: yerleşik, [15.02.05], bkz. predefined

bundle: deste, [34.03.04], Katlar arasındaki sinir bağlantıları topluluğu.

burn in (1): düzeltici bakım sınaması, [14.04.12], İşlevsel biriminin belirli bir çevrede işletilmesi, ortaya çıkabilecek bozuklukların erken tespit edilmesi ve bu bozuklukların düzeltici bakım ile ortadan kaldırılması ile yenilenmiş ya da yeni bir işlevsel birimin güvenilirliğini artırma süreci.

burn in (2): tarama sınaması, [14.04.13], Onarılamaz bir işlevsel birimin işleyişini tarayan test. NOT: Bir tarama testi, kusurlu ya da kolay bozulabilecek işlevsel birimlerin tespit edilmesi ve sistemden çıkarılması için gerçekleştirilir.

bus network: veri yolu ağı, [25.01.09], Herhangi iki veri istasyonu arasında yalnızca bir (1) iletim yolunun bulunduğu ve herhangi bir veri istasyonu tarafından iletilen verinin aynı iletim ortamına bağlı tüm diğer istasyonlara iletildiği yerel alan ağı. NOT: Bir “veri yolu” ağı bir doğrusal ağ, yıldız ağı ya da ağaç ağı olabilir.

bus network : veri yolu ağı, [18.04.01], Tüm bilgisayarların ve veri iletişim aygıtlarının ortak bir iletim ortamına bağlandığı bilgisayar ağı. NOT 1: Herhangi iki düğüm arasında yalnızca bir yol vardır.

bus-quiet signal: veri yolunun boş olma sinyali, [25.03.11], Bir andaç-veri yolu ağında iletim ortamının etkin olmadığını gösteren sinyal.

byte: bayt, [01.02.09], 04.05.08 (01.02.09)], Bir birim olarak ele alınan ve genellikle bir karakteri veya karakterin bir parçasını temsil eden bitlerin sayısını içeren dizi. NOT 1: Belirli veri işleme sistemi için bir bayttaki bitlerin sayısı sabittir. NOT 2: Genellikle bir bayt içindeki bit sayısı 8’dir.


 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ